Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/6358 E. 2025/15152 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6358
Karar No
2025/15152
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2010/806 Esas, 2011/1084 Karar KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı bir kısım davalılar ile bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Diyarbakır ili, ... ilçesi ... Mahallesi 32... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar ile bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; tarafların yokluğunda yargılamanın sürdürülemeyeceği, dosya kapsamında mevcut beyanların davalı tarafa tebliği gerçekleştirilmeden hüküm verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, savunma hakkı, adil yargılama hakkının ihlal edildiğini, gıyabında hazırlanan, kendiyle çelişen ve kesinlikle hükme esas alınacak nitelikte olmayan bilirkişi raporunu dayanak gösterilerek hükme gidilmesinin kabul edilemeyeceğini, metrekare birim değerinin çok düşük hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkeme kararının usulsüz bir şekilde kesinleştiğini, gerek Kamulaştırma Kanunu gerekse de Tebligat Kanunun'un ilgili hükümlerinin iş bu dosyaya uygulanmadığını, kamulaştırma usulü ve kamulaştırma tespit ve tescili için gerekli ön şartların uygulanmadığı, bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğunu, emsallerin piyasa rayici üzerinden değerlendirildiği metrekare birim değerinin çok düşük hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

3.Davalılar ... mirasçıları ... vd. temyiz dilekçesinde; taşınmazın gerçek değerinin altında bir kamulaştırma bedeli belirlendiği, yapılar için herhangi bir bedel öngörülmediği, yargılama aşamasında duruşmalara davet edilmeyerek adil yargılanma hakkından mahrum kalındığını, bilirkişinin soyut ve denetime elverişli olmayan rapor düzenlediği, bedele davanın açılmasından son 4 aylık süre geçtikten sonra faiz uygulanması gerekmekte iken uygulanmadığı, dava konusu taşınmazın kıymetli bir bölgede bulunduğu ve bu husus gözardı edildiğinden kararın bozulmasını talep etmiştir.

4.Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma işlemini yapan davacı idarenin kamulaştırmanın idari aşamasında müvekkillerinin adreslerine ulaşılamadığı gerekçesi ile usulüne uygun bir şekilde uzlaşma görüşmelerine davet edilmediği, yerel Mahkeme tarafından yapılan yargılamada; müvekkillerinin usulüne uygun bir şekilde duruşmaya davet edilmediği, yargılama aşamalarında (keşifte bulunma, bilirkişi raporuna itiraz hakkı, vs) bulunulamadığı ve hiçbir aşamada dinlenilmediği, mahkeme tarafından, yargılama sürecinde, tensip aşamasından sonra birçok celse yapılmasına rağmen, yerel Mahkeme tarafından, ne müvekkillerinin ne de diğer davalılardan herhangi birinin, hiçbir celseye iştirakinin sağlanmadığı, yapılan keşifte müvekkilleri dahil hiçbir davalının katılımının sağlanmadığı adil yargılama ve savunma hakkının ihlal edildiği, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, bilirkişi heyetinin taşınmazın değerini belirlerken, taşınmazın bulunduğu yeri ve diğer özelliklerini tamamen göz ardı ettiğini, bedele davanın açılmasından son 4 aylık süre geçtikten sonra faiz uygulanması gerekmekte iken uygulanmadığı, dava konusu taşınmazın kıymetli bir bölgede bulunduğu ve bu husus gözardı edildiğinden kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalılar arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bir kısım davalılar ile bir kısım davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiye usul ve kanuna uygun kararın ONANMASINA,

Davalılar ... vd. ile bir kısım davalılardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, 25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/6358, K. 2025/15152, T. 25.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-6358-e-2025-15152-k-8b8d7ce71db0