Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/6033 E. 2025/11389 K. – Arsa Paylarının
Konu: Arsa Paylarının Düzeltilmesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6033
- Karar No
- 2025/11389
- Karar Tarihi
- Konu
- Arsa Paylarının Düzeltilmesi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1372 Esas, 2024/3278 Karar KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 19. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/841 Esas, 2020/85 Karar Taraflar arasındaki arsa paylarının düzeltilmesi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçelerinde özetle; arsa paylarının düzeltilmesini ve düzeltimin tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar vekili cevap dileklerinde özetle; davanın iyi niyet kurallarına ve sair gerektirici sebeplere aykırı olduğundan reddi ile, yargılama giderlerinin davacıya bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; her bağımsız bölümün yüksekliği, manzarası, cephesi, ışıktan ve güneşten yararlanması gibi hususların birbirinden farklılık gösterdiğini, müvekkilin dairesi dışındaki dairelerin büyük bir kısmına konumları ve alanları itibarıyla değerleri ile mütenasip olamayacak oranda arsa payı verildiğini, bu bağımsız bölümlerin arsa payları kat irtifakının kurulması esnasında yanlış olarak hesaplandığı ve tapuda bu haliyle hatalı olarak tescil edildiğini, bir süre önce müvekkiline ait dairelenin bulunduğu binanın yıktırılıp yeniden yapılması konusu gündeme gelip müteahhitlerle görüşmeler yapıldığını, görüşmeler sonucunda hakkaniyete uygun olmayan şekilde dağıtım yapılacağını öğrenen müvekkilinin arsa paylarının düzeltilmesini sağlamak için mahkemede dava açıltığını, bilirkişi raporunda taşınmazda kat irtifakının tesis edildiği 18.08.1976 tarihine ilişkin hiçbir değerlendirme mevcut olmadığını, zemin katın avantajlarından hiç söz edilmediğini, raporda yer alan değerlendirmelerde diğer dış etkenlerden etkilenme, diğer farklılıklar ve yararlanma konularına hiç değinilmediğini, hükme esas alınan raporda hiçbir eksiklik giderilmeden usule, hukuka aykırı olarak karar verildiğinden kararın kaldırılarak, müvekkilinin bu davayı açmakta hukuki yararı bulunması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bu davada kat irtifakına- kat mülkiyetine geçiş tarihinde bağımsız bölümlerin değerinde ve arsa paylarının tespitinde dikkate alınmayan veya arsa payları arasında orantısızlığa yol açan somut ve haklı nedenlerin ortaya konulmasının gerektiğini, farklı bir söyleyişle arsa payına mahkemece müdahale edilip yeniden düzenlenebilmesi için çok daha bariz ve somut veriler bulunması veya pay oranlarının yanlış gösterilmesinde esaslı yanlışlığın belirtilmesi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda; davacı tarafın bağımsız bölümünün arsa payının aleyhine belirlenip tespit edilmediği gözetildiğinde dosya içeriğine uygun, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna itibar edilerek Mahkemece arsa paylarının düzeltilmesi davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, arsa paylarının tespiti ile tapu siciline tescili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usûl ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.