Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5890 E. 2026/530 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5890
- Karar No
- 2026/530
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/72 Esas, 2025/351 Karar KARAR : Ret
Taraflar arasında görülüp kesinleşen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı karşılığının ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında; davacı idare vekili dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca yapılan yenileme çalışmaları sonucu dava konusu taşınmazların yüzölçümünün ve irtifak alanının değiştiğini, yeni durum üzerinden kararın düzeltilmesi gerektiğini, mevcut haliyle kararın infaz edilemediğini ileri sürerek hükmün tavzihini talep etmiş, İlk Derece Mahkemesince talebin reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince tavzih yetkisinin Dairelerine ait olduğu belirtilerek 08.12.2023 tarihli ek karar ile istinaf isteminin usulden reddine, 22.12.2023 tarihli ek karar ile de tavzih isteminin kabulü ile Dairelerinin 2022/2058 Esas, 2023/1236 Karar sayılı kararının düzeltilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 08.12.20 23... .12.2023 tarihli ek kararın davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek kararların bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen tescil hükmü gereğince tapuda tescil işlemlerinin yapılamadığını, kamulaştırma bedeli ve diğer alacak tutarlarını karşı tarafa ödemiş olmasına rağmen lehine olan tescil hükmünün uygulanamadığını, dava konusu taşınmazların 22/a çalışmaları sonucu oluşan koordinatlara göre koordinatlı fen bilirkişi raporunun aldırılarak oluşan yeni koordinatlara göre mahkemenin tescil hükmünün uygulanmasının sağlanması hususunun kamu düzenine ilişkin olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR Açıklanan sebeple; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.