Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5345 E. 2025/14355 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5345
Karar No
2025/14355
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1928 Esas, 2025/390 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/41 Esas, 2023/483 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, ..., ... Mahallesi 67 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için acele kamulaştırma dosyasında belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın arsa vasfında değerlendirilmesi gerektiğini, kamulaştırmadan arta kalan kısımda meydana gelen değer azalışının dikkate alınmasını, taşınmaz üzerindeki mahsul ve mütemmim cüz bedellerinin de hesaplamaya dahil edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin depo edilmesi için verilen sürelerin usulünce ihtar edilmediğini, kamulaştırma bedelinin depo edildiğine ilişkin dekont suretlerini dosyaya sunduklarını, acele kamulaştırma bedelinin iadesine dair hüküm kurulmasının fiilen hizmet vermeye devam eden ... Otoyolunun faaliyetlerini sekteye uğratabileceğini, acele kamulaştırma kararının kesin olduğunu, acele kamulaştırma bedelinin iadesine ilişkin bir taleplerinin bulunmadığını, taleple bağlılık ilkesinden ayrılındığı gibi Mahkemenin yetkisi dışında bir başka mahkeme kararına müdahalede bulunduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin 23.06.2023 tarihli celsesinde davacı idarenin kamulaştırma fark bedeli depo etmediği tespitinde bulunarak 446.190,33 TL'yi depo etmek ve dekontunu sunmak üzere davacı vekiline ikinci kez 15 günlük kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde bedelin depo edilmemesi halinde davanın usulden reddedileceğinin ihtarına, duruşmanın 19.07.2023 tarihine bırakılmasına karar verildiği, ikinci 15 günlük kesin sürenin verildiği duruşmada davacı idare vekilinin hazır bulunmadığı, davacı idare vekiline fark bedelin kesin süre içerisinde yatırılmasına ilişkin ihtaratlı davetiye çıkartıldığı, ihtaratlı davetiyenin davacı vekiline 28.06.2023 tarihinde tebliğ edildiği, İlk Derece Mahkemesinin 19.07.2023 tarihli celsesinde ise davacı idare vekilince kamulaştırma fark bedelinin depo edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, karar tarihinden sonra dosyaya sunulan dilekçe ekindeki 14.09.2023 tarihli banka dekontuna göre davacı idarenin kamulaştırma fark bedelini depo ettiğinin anlaşıldığı, bu noktada somut uyuşmazlığın temelini 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesine göre verilen ikinci sürenin kesin olup olmadığı, kanunda öngörülen sürelerin yargılamaya etkisinin oluşturduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2022/5-1023 Esas, 2024/308 Karar sayılı kararında sürelerin, kanunda belirtilen süreler ve hâkim tarafından belirtilen süreler olmak üzere tanımlandığı, karardaki açıklamaya göre hâkimin verdiği sürenin kesin olmadığı, kesinlik için şu iki durumdan birinin varlığının zorunlu olduğu; ilk hâlde hâkimin kesin olduğunu belirtmeksizin verdiği ilk sürede işlemin yapılmaması nedeniyle ilgili tarafın yeniden süre talep hakkının varlığı karşısında, bu talep üzerine hâkimin verdiği ikinci sürenin kesin olduğu, bu kesinliğin kanundan kaynaklandığı, bu hâlde ikinci kez verilen sürenin kesin olduğu belirtilmemiş ve ihtar edilmemiş olsa dahi sonucun değişmeyeceği; ikinci hâlde ise kanuna göre hâkimin tayin ettiği ilk sürenin kesin olduğuna da karar verebilmesi olduğu, ancak böyle bir durumda kesin sürenin hukuki sonuç doğurabilmesi için buna ilişkin ara kararın kanuna ve içtihatlara uygun şekilde oluşturulması, hiçbir tereddüde yer vermeyecek derecede açık olması ve kesin süreye uyulmamasının sonuçlarının da ilgili tarafa ihtar edilmiş olması gerektiği, 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesine göre verilen ikinci sürelerin kanun gereği kesin olduğu, kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesinin olanaklı olmadığı, hâkimin bunu resen gözetmesi gerektiği, kaldı ki İlk Derece Mahkemesince davacı idare vekiline iki kez 15 günlük kesin süre verilmiş, kesin süre içerisinde fark bedelin depo edilmemesi halinde davanın usulden reddedileceğinin de ihtar edildiği ve istinaf aşamasında davalı vekili tarafından gönderilen 24.02.2025 tarihli dilekçedeki beyana göre kamulaştırma bedelinin sonradan depo edilmesinin kabul edilmediği de dikkate alındığında, kamulaştırma bedelinin İlk Derece Mahkemesince verilen kesin süreye rağmen depo edilmediğinden bahisle davanın usulden reddine yönelik verilen karar doğru olduğu gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu taşınmaza ilişkin tespit edilen kamulaştırma bedelinin depo edilmesi için davacı idareye 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca usulüne uygun süreler verildiği hâlde, davacı idarece bedel bloke edilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi isabetli olup sunulan banka dekontuna göre depo kararının İlk Derece Mahkemesinin karar tarihinden sonra 14.09.2023 tarihinde yerine getirilmiş ise de davalı tarafın işin esasına göre karar verilmesi yönünde bir beyanının bulunmadığı gözetildiğinde verilen karar yerindedir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Dava konusu taşınmaza ilişkin acele el koyma dosyası ile bloke edilen bedelin davacı idareye iadesine ilişkin hüküm kurulmaması gerektiğinin gözetilmemesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davacı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin hükümden tümüyle çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/5345, K. 2025/14355, T. 06.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-5345-e-2025-14355-k-e5db645ebade