Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/4672 E. 2025/16294 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4672
- Karar No
- 2025/16294
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/86 Esas, 2024/139 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya direnme kararı verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce direnme kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle, dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemenin direnme kararı üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme sonunda Dairemiz bozma kararı uygun bulunmuş, Mahkemenin direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. (..) Mahallesi 7 58... parsel sayılı taşınmazın tamamının yola kullanıldığını, taşınmaza kamulaştırmasız el atılması nedeniyle bedelinin tespiti ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle husumet, süre, görev ve yetki yönünden davanın reddine karar verilmesini, davacı vekilinin kamulaştırmasız olarak taşınmaza el atıldığı yönündeki iddialarının asılsız olduğunu, zira taşınmazın kamulaştırma koridorunda bulunduğunu ve taşınmaza ilişkin kamu yararı kararı alınmış olduğunu, ayrıca kamulaştırma tarihinde taşınmaz malikine .. 1. Noterliği aracılığıyla tebligat yapıldığını, ayrıca söz konusu taşınmaz üzerindeki ağaç bedellerinin ...'e ödendiğini, kaldı ki taşınmaza kamulaştırmasız olarak el atılmış olsa dahi bunun 20 yıldan önceye dayandığını ve zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 25.12.2013 tarihli ve 2012/472 Esas, 2013/1540 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin 25.12.2013 tarihli ve 2012/472 Esas, 2013/1540 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosya kapsamından dava konusu taşınmazın kadastro tespitinden önce 23.05.1975 tarihli ve 1975/93 sayılı kamu yararı kararaı ile 2471 m²sinin kamulaştırıldığı, kamulaştırma işleminin o tarihteki maliki ... imzasına Nizip Noterliği kanalı ile 21.05.1976 tarihinde bizzat tebliğ edildiği, bu nedenle kamulaştırma işleminin kesinleştiği, bu durumda Mahkemece, söz konusu kamulaştırma işlemine ilişkin proje ve krokiler davalı idareden istenip mahallinde keşif yapılmak suretiyle zemine uygulanarak dava konusu el atılan kısmı kapsayıp kapsamadığı tespit edilip, fen bilirkişine krokisi üzerinde işaretlettirilip ek rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucunda yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Verilen Direnme Kararı Mahkemenin 08.05.2015 tarihli ve 2015/239 Esas, 2015/581 Karar sayılı kararı ile önceki kararda aynı gerekçeyle direnme kararı verilmiştir.
C. Dairemizce Yapılan İnceleme Sonucu Dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna Gönderilmesi Kararı Dairemiz bozma kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
D. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.12.2022 tarihli ve 2020/5-664 Esas, 2022/1737 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tespitinden önce 23.05.1975 tarihli ve 1975/93 sayılı kamu yararı kararı alındığı, 2471 m²lik bölümün kamulaştırma koridorunda kaldığının belirlendiği, 17.10.1975 tarihinde idare tarafından kıymet takdir raporu düzenlendiği, kamulaştırma işleminin o tarihte malik olan ...’e Nizip 1. Noterliği aracılığı ile 21.05.1976 tarihinde bizzat tebliğ edildiği, hâl böyle olunca kamulaştırma işlemine ilişkin noter tebligatının malike bizzat tebliğ edilmesi nedeniyle kamulaştırma işleminin kesinleştiği anlaşılmakla Mahkemece, söz konusu kamulaştırma işlemine ilişkin proje ve krokiler davalı idareden istenerek mahallinde keşif yapılmak suretiyle zemine uygulanmalı, kamulaştırma plan ve krokisinin dava konusu el atılan bölümü kapsayıp kapsamadığı tespit edilmeli, fen bilirkişisine krokisi üzerinde işaretlettirilip rapor alınmalı ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki hükümde direnilmesinin doğru görülmediği belirtilerek direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz hakkında alınan 1975/93 sayılı kamu yararı kapsamında kamulaştırma işlemi o zamanki malike Nizip 1. Noterliği aracılığı ile 21.05.1976 tarihinde bizzat tebliğ edilmiş olduğundan kamulaştırma işleminin kesinleştiğini, davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, idarenin dava konusu taşınmaza kamulaştırmasız el atması olmadığını, tespit edilen kamulaştırmasız el atma tazminatı bedelinin çok yüksek olduğunu, dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olmadığını, tarla vasfında olduğunu, emsal karşılaştırmasının doğru yapılmadığını ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki dava konusu taşınmazın öncesi 6 14... parsel sayılı taşınmaz olup, dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tespitinden önce 23.05.1975 tarihli ve 1975/93 sayılı kamu yararı kararı alındığı, 2471 m²lik bölümün kamulaştırma koridorunda kaldığının belirlendiği, 17.10.1975 tarihinde idare tarafından kıymet takdir raporu düzenlendiği, kamulaştırma işleminin o tarihte malik olan ...’e .. .. Noterliği aracılığı ile 21.05.1976 tarihinde bizzat tebliğ edildiği, Karayolları Genel Müdürlüğünün 26.06.2012 tarihli .. Bölge Sorumlu Saymanlığına gönderdiği yazıya göre kamulaştırılan 2360 m² yer ve üzerinde bulunan ağaçların bedeli olan 9600 liranın adı geçen zilyedine ödenmesini bildirildiği, 17.10.1975 tarihli kıymet takdir raporunda zemin bedelinin de hesaplandığı, kamulaştırma işlemine ilişkin noter tebligatının malike bizzat tebliğ edilmesi nedeniyle kamulaştırma işleminin kesinleştiği anlaşılmıştır.
3.Mahkemece, tüm tedavülü tapu kayıtları ile kadastro krokisi ile kamulaştırılan alana ilişkin kamulaştırma krokisi getirtilerek mahallinde keşif yapılmak suretiyle zemine uygulanmalı, kamulaştırılan kısmın dava konusu el atılan bölümü kapsayıp kapsamadığı tespit edilmeli, fen bilirkişisine krokisi üzerinde işaretlettirilip rapor alınmalı, rapor sonucuna göre el atılan bölüm ile kamulaştırılan bölüm çakıştırılarak, kamulaştırma alanı dışında kalan alan varsa bu alanın bedeline hükmedilmesi, tamamının kamulaştırılmış olması halinde davanın reddine karar verilmesi gerekirken denetime açık olmayan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA,
04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.