Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/457 E. 2025/11946 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/457
- Karar No
- 2025/11946
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/173 Esas, 2024/539 Karar KARAR : Kabul/ Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Hendek 2. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki müdahalenin meni kal ve eski hale getirme istemine ilişkin asıl dava ile, kamulaştırmasız el atma ve ecrimisil istemine ilişkin birleştirilen davada yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı idareler vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, .... ilçesi, ..... Mahallesi 711 parsel sayılı taşınmaza yapılan müdahalenin menine ve eski hale getirilmesine karar verilmesini, birleştirilen davada ise ecrimisil ve kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat ödenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idareler vekilleri cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız olduğunu iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 10.06.2014 tarihli ve 2012/221 Esas, 2014/382 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin 10.06.2014 tarihli ve 2012/221 Esas, 2014/382 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; bir taşınmaza kamulaştırmasız el atılması hâlinde, müdahalenin önlenmesi talebi yanında eski hale getirme talebi de varsa, arazi niteliğindeki taşınmazın gelir metodu esas alınarak, taşınmazın kamulaştırmasız el konulan bölümünün bedeli ile eski hale getirme bedelleri ayrı ayrı tespit ettirilerek el konulan bölüm bedeli, kal ve eski hale getirme masraflarından fazla ise müdahalenin önlenmesi ve kal kararı ile birlikte taşınmazın eski hale getirilmesine; şayet kal ve eski hale getirme masrafları zemin bedelinden fazla ise el konulan zemin bedelinin davalı idareden tahsili ve el konulan bölümün davacı üzerindeki tapusunun iptali ile davalı idare adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerektiği düşünülmeden, böyle bir inceleme yapmayan ve taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun değer biçmeye ilişkin hükümlerinin kamulaştırmasız el atma davalarında da kıyasen uygulanacağı dikkate alınmaksızın soyut ifadelerle değer biçen geçersiz bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde hüküm kurulması, dava konusu taşınmaza davalılardan Karayolları Genel Müdürlüğünce stabilize yol yapılmak suretiyle fiilen el atılan bölümün tespiti yerine, idarenin kamulaştırma planında kalan 2.043,32 m²lik kısmı üzerinden hesaplama yapan rapora göre karar verilmesi, davalı idareler harçtan muaf olduğu halde yargılama giderleri arasında harç yüklenmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; idare tarafından taşınmaza müdahalede bulunulduğunu gösteren bir somut delilin dosyada bulunmadığı, bedelin yüksek belirlendiği, bilirkişi raporunun olasılıklar üzerinden hazırlandığı, davacı lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığı, birleştirilen dava yönünden ecrimisil tazminatına hükmedilmesinin koşullarının oluşmadığı ve kamulaştırmasız el atma ve ecrimisil talepleri iki ayrı talep olduğundan idare lehine iki ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir. 2.Davalı İçişleri Bakanlığı vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl davada okul bahçesini oluşturan duvardan idarelerinin sorumlu olmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki davacı ile davalı idare arasındaki müdahalenin meni ve eski hale getirme, birleştirilen davada ecrimisil ve kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmış olup davalı idareler vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 3. Mahkeme kararının hüküm fıkrasının asıl dava yönünden başlıklı bölümünün 6 ncı bendinde mahkeme masrafının davalıların sorumlulukları oranında tahsiline karar verilmesi gerekirken davalıdan tahsiline karar verilmesi, aynı şekilde 7 nci bendinde vekâlet ücretinin davalıların sorumlulukları oranında tahsiline karar verilmesi gerekirken davalılardan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiştir. 4. Kabule göre de Mahkeme karar başlığında birleştirilen dava bilgilerinin gösterilmemesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı idareler vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.Davalı idareler vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının asıl dava yönünden 6. fıkrasında yazılı '' davalı'' ibaresinin çıkarılması, yerine "davalılardan sorumlulukları oranında" ibaresinin yazılması suretiyle, 7. fıkrasında yazılı "davalılardan" ibaresinin çıkarılması, yerine "davalılardan sorumlulukları oranında" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. Mahkeme karar başlığında "Davacı" ibaresinin çıkarılması, yerine "Asıl ve Birleşen davada Davacı", "Davalı ..." ibaresinin çıkarılması, yerine "Asıl ve Birleşen davada Davalı" yazılması suretiyle, dava tarihinin alt satırına "Birleşen dava dava tarihi: 16.01.2015" ibaresinin yazılması, dava kısmının alt satırına "Birleşen dava: Kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat ve Ecrimisil" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalı idareler harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.