Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/4158 E. 2025/18009 K. – Kamulaştırmasız

Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4158
Karar No
2025/18009
Karar Tarihi
Konu
Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/989 Esas, 2024/2757 Karar KARAR : Esastan ret / Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/416 Esas, 2023/24 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili,.. ilçesi, .. Mahallesi 8 70... parsel ve 8 77... parsel sayılı taşınmazlara davalı idare tarafından yol yapılması sebebiyle el atıldığını belirterek taşınmazların bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 8 70... parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın kabulüne, dava konusu 8 77... parsel sayılı taşınmaz yönünden dosyanın tefrikine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen metrekare birim bedelinin düşük olduğunu, hükmedilen bedelin tamamına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, dava konusu 8 77... parsel yönünden ıslah dilekçesi ile davanın atiye bırakıldığı beyan edilmiş olmakla tefrik kararı verilmesinin hatalı olduğunu, takipsiz bırakılan talepleri yönünden dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekeceğini, takyidatların bedele yansıtılmasına karar verilmiş ise de taşınmazın tapu kaydında herhangi bir takyidat bulunmadığını, gerekçeli kararının hüküm fıkrasının 6 ncı bendinde ıslah harcının davacı tarafa derhal ödenmesine karar verildiği hâlde, 7 nci bentte çelişkili olacak şekilde hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; fiilen el atılmayan kısımlar yönünden müvekkili idare aleyhine tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, fiilen el atılmayan kısımlar hukuki el atma kapsamında olup proje bütünlüğünün söz konusu olmayacağını, emsal taşınmazın uygun olmadığını, dava konusu taşınmaz ile emsalin karşılaştırma tablosunun inandırıcı bulunmadığını, dava konusu 8 77... parsel yönünden davanın atiye bırakıldığı belirtilmiş olup Mahkemece bunun bir vazgeçme mi yoksa feragat mi olduğu hususunun araştırılmadığını ve müvekkili idarenin davanın Atiye bırakılması talebine muvafakati bulunmadığını, 8 77... parsel yönünden davanın reddi ile müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür.

3. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; uzlaşma dava şartının yerine getirilmediğini, davanın husumetten reddi gerektiğini, hukuki el atmaya dayalı davalarda idari yargının görevli olduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, emsalin uygun olmadığını, fiilen el atılmayan kısımlarda davacıların dilediği şekilde tasarruf edip mülkiyet hakkının kısıtlandığından söz edilemeyeceğini, dava konusu taşımızın tamamı yönünden tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve fiilen el atılan bölüm dışında kalan ancak imar planında bulunan bölümlerin de proje bütünlüğü gözetilerek bedeline hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ancak kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminat davalarında hükmolunan tazminatın tamamına dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın belirsiz alacak davası olmadığı, kısmi dava olduğundan bahisle ıslah edilen değer yönünden faizin ıslah tarihinden başlatılmasının hatalı olduğu, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun ( 2942 sayılı Kanun) 04.11.1983 tarihinden sonraki fiili el atmalara ilişkin başkaca bir düzenleme bulunmadığı, kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından alan 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan, fiilen el atılmamakla birlikte proje bütünlüğü kapsamında bedeline hükmolunan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretinin nispi olarak uygulanması gerektiğinden 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 4'ünün üçüncü fıkrasının uygulanma imkanı bulunmadığından nispi harca hükmedilmesi gerekirken maktu harca hükmedilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davalı idareler vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddi ile faiz hükmü ve harç nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca yasal faize hükmedilmesi hatalı olduğunu, kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faize hükmedilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın tescili ile yol olarak terkinine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; fiilen el atılmayan kısımlar yönünden tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmaz için yapılan karşılaştırmanın gerçeği yansıtmadığını, belirlenen bedelin yüksek olduğunu ve 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 4'ü uyarınca maktu harca hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin yüksek olduğunu, emsalin uygun olmadığını, ıslah tarihinden faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı ... ve davalı ... Başkanlığından aşağıda yazılı kalan harçların alınarak Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/4158, K. 2025/18009, T. 18.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-4158-e-2025-18009-k-eb8f74bcad4f