Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/3098 E. 2025/9448 K. – Kat Malikleri

Konu: Kat Malikleri Kurulunda Alınan Kararın İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3098
Karar No
2025/9448
Karar Tarihi
Konu
Kat Malikleri Kurulunda Alınan Kararın İptali

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/567 Esas, 2024/370 Karar KARAR : Esastan Ret Taraflar arasındaki kat malikleri kurulunda alınan kararın iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 14.01.2018 tarihli Genel Kurul toplantısı ile bu tarihten 5 yıl öncesine kadar olan mevcut Genel Kurul toplantılarının hukuka aykırılıklarının tespiti ve tüm sonuçlarıyla birlikte iptalinin mutlak butlanla batıl olanlarının tüm sonuçlarıyla birlikte hükümsüz kılınmasını, müvekkilinin davalı yönetimin ve diğer adaların bağımsız bölüm maliklerinin karar ve uygulamalarına uyma ve kendi adası ve sosyal tesisin bulunduğu adanın dışında başkaca bir gidere katılımın zorunluluğu bulunmadığının tespitini ve aynı nitelikteki yerlere dair bundan sonraki sözde aidat ödemelerine katılma mecburiyetinin bulunmadığının tespitini, davaya konu ... görünümlü ...'e kayyım veya ... yönetici atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi içeriğinde yer alan iddiaların hiçbir şekilde maddi gerçeklikle ilgisinin bulunmadığını, gerek usul gerekse esas yönünden hukuki dayanaktan yoksun ve tamamı itibarıyla de objektif iyi niyet kurallarına aykırı bulunan, görevsiz mahkemede açılan davanın esasına girilmeksizin, görevsizliğine, bu talep uygun görülmediği durumda davanın husumet yokluğu sebebiyle usulden reddine, davacı tarafın haksız ve hukuki mesnetten yoksun davasının reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; toplu yapı yönetiminin kurulmadığını 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu (634 sayılı Kanun) hükümlerine göre değil genel hükümler göz önünde bulundurularak karar verilmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, taraflar arasında sözleşme bulunmadığını, tüm talepleri hakkında hüküm kurulmadığını, iptali istenen kararların mutlak butlan niteliğinde olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bağımsız bölümün toplantıda temsil edilmiş olduğu ve bu toplantıda alınan kararlardan sadece aidata ilişkin karara karşı olumsuz oy kullanıldığı, diğer kararlara karşı muhalefet edilmediği, toplantıda aidat dışındaki kararlara itiraz edilmeyip daha sonrasında iptalinin talep edilmesinin hakkın kötüye kullanılması olduğu, toplantıda alınan aidat kararı yapılacak işlerin avansı mahiyetinde olması nedeniyle belirlenen miktarın iptalini gerektirmeyeceği, davacıların gerektiğinde bu hususu tazminat davasına konu edebileceği nedenleriyle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi doğru bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece yapılması gereken işlem müşterek tesislere ilişkin bir sözleşme olup olmadığının ve müvekkillerin böyle bir sözleşme var ise bu sözleşmeyi imzalayıp imzalamadığının tespiti gerekirken bu tespit yapılmayarak eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu, taraflar arasında genel hükümlere dayalı bir sözleşme bulunduğu kabul edilse dahi en azından dava tarihi itibarıyla bu sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiklerini ve artık bu sözde sözleşme hükümlerine uyma zorunluluklarının bulunmadığının tespitinin yapılması gerekirken işbu husus da göz ardı edildiğini, davacı müvekkilin 14.01.2018 tarihli toplantıda aidat ile ilgili maddeme aykırı oy kullanmış tutanakta imzasının yanına “aidat kararına karşıyım” ibaresini eklediğini, daha sonra 12.02.2018’de toplantıda usul ve hukuka aykırı olarak alınan kararlara karşı itirazlarını iadeli taahhütlü olarak gönderdiğini, huzurdaki davayı ikame etme amaçlarının gerçekte aidat miktarına yönelik olmayıp aidat kalemlerine ve toplanan aidatların hukuka aykırı işlemler için kullanılıyor oluşuna itiraz olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi'nce müvekkillerinin iddiasını inceleyip, hangi kalemlerin ortak alanlara ait olmadığı, hangi kalemlerin belediye hizmeti olup gereksiz ve lüks harcamaya yönelik olduğu vs gibi ayrıntılı tespitte bulunması gerektiğini, kat maliklerinin onayı alınmadan ana mimari projeye aykırı değişiklik yapılması onu gerekli ve haklı kılamayacağı gibi projeye aykırı olarak yapılan işlerin giderlerini diğer kat maliklerinden isteme hakkının da olmadığını, konulan muhalafet şerhinin artırılan aidat miktarına değil sorumlu olmadıkları halde ortak alanların dışında yapılacak usulsüz işlemlerde toplanan aidatların harcanması işlemlerine yönelik olduğunu, 1999 tarihli yönetim planlarının 2007 tarih ve 5711 sayılı kanun hükümlerine uyarlanması mecburiyeti bulunduğunu, ...-Site yönetimine geçilmesi için yönetim planları üzerinde çalışılmasının şart olduğunu belirterek davaya konu mahalde, site olabilmek ve 634 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanabilmek için geçici olarak profesyonel bir yöneticiye veya bir kayyuma ihtiyaç bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kat malikleri kurul kararının iptali ile yönetici atanması istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.06. 2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/3098, K. 2025/9448, T. 23.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-3098-e-2025-9448-k-cba0dabbaee4