Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/235 E. 2025/11161 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/235
Karar No
2025/11161
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3043 Esas, 2024/2203 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Biga 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/113 Esas, 2022/49 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırılan taşınmazın 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 23 üncü maddesi uyarınca geri alım mümkün olmadığı takdirde geri alım hakkı kullanılmadığından oluşan zararın tazmini istemlerine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; tapuda davacıların murisi .... adına kayıtlı ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii 19 ada 2 parsel sayılı 4872 m² yüzölçümündeki taşınmazın ... Genel Müdürlüğünün (DSİ) seti geçmesinden dolayı 1999 yılında 3 parçaya ifraz edilerek 19 ada 9 parsel 2739,98 m² ve 11 parsel 557,02 m² tarla ile dava konusu 10 parselde 1575 m² set olarak tapuya tescil edildiğini, 1999 yılındaki bu ifraz sonucunda 19 ada 10 parselde set olarak tescil edilen kısım için o zamanki kayıt maliki (davacıların murisi)....’a bedel ödemesi de yapılmadığını, taşınmazın bulunduğu.... Çayı çay yatağında yeni yapılan düzenleme ve çalışmalar sonucunda set olarak kayıtlı 19 ada 10 parsel, bu fonksiyonunu (sedde) kaybettiğini, bu nedenle, 1999 yılındaki ifraz işleminde kamulaştırma bedeli de ödenmeyen ve bugün için fonksiyonunu kaybeden taşınmazın, DSİ Genel Müdürlüğü adına olan kaydının iptali ile davacılar adına tescili, aksi halde gösterdikleri harca esas değerle bağlı olmaksızın belirsiz alacak davası olarak sundukları ve bilirkişi incelemesi ile belirlenecek gerçek değerinin faizi ile birlikte davalı idareden tahsilini, bu nedenlerle öncelikle dava konusu ... ili, .... ilçesi, .... Mahallesi .... Mevkii 19 ada 10 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile davacılar adına tapuya tesciline, aksi halde kademeli olarak sundukları taleplerinin kabulü ile bilirkişi raporu ile belirlenecek gerçek taşınmaz değerleri olarak şimdilik 15.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu taşınmaza ilişkin kanuni hakdüşürücü süre ve aynı zamanda kanuni zamanaşımı süreleri geçtiğini, bu neden ile öncelikle davanın her iki tip süre def’ileri gözetilerek reddine karar verilmesini, dava konusu taşınmaz tapu kayıtlarından sabit olduğu üzere ve davacının ihtarnamesi ve dava dilekçesinde beyan ettiği gibi DSİ Genel Müdürlüğü adına ferağ ile devren tescil edildiğini, dava konusu taşınmazın tescili resmî tapu kayıtlarında sabit olduğunu, taşınmazın tescil ve devir işlemi ilgili mevzuat gereği tapu satış senedi niteliğindeki akit tablosu ile belirlendiğini, bu akit tablosunun resmî bir evrak olduğu sahteliği iddia edilmedikçe ve bu iddia kesin ve açık deliller ile kanıtlanmadıkça bir hukuk nizasında aksine iddialar dinlenemeyeceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; idarenin taşınmazı kamulaştırma işlemlerine başladığını; ancak tamamlamadığını, hak sahiplerine herhangi bir bedel ödenmesinin söz konusu olmadığını, ifraz işlemine davacılar tarafından davalı idareye keşide edilen ihtarnamelere idarece hiçbir şekilde cevap verilmediğini, mal sahibine bedelin ödendiğine dair bilgi ve belge sunmadıklarını, taşınmazın sedde vasfını yitirdiğini bu nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın set yapılması amacıyla DSİ Genel Müdürlüğü tarafından 1999 yılında kamulaştırıldığı, dava konusu taşınmaza ilişkin 05.01.2000 tarihli satış senedine göre davacıların murisinin payına düşen kamulaştırma bedelini aldığı, taşınmazın dosyada mübrez bilirkişi raporlarına göre sedde vasfını yitirmediği gibi 2942 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinde öngörülen hakdüşürücü sürenin de geçtiği anlaşılmakta olup, dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre, 2942 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinde belirlenen yasal koşullar oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi yerinde olduğundan davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf nedenlerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırılan dava konusu taşınmaza ilişkin olarak davacının geri alım hakkının bulunup bulunmadığına ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/235, K. 2025/11161, T. 08.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-235-e-2025-11161-k-5cc5aedffeba