Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/4280 E. 2025/4824 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4280
- Karar No
- 2025/4824
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/34 E., 2025/290 K. DAVA TARİHİ : 26.01.2017 Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1998 yılında girdiği ... Belediyesinde daimi işçi olarak çalışmakta iken 2011 yılı Kasım ayında norm fazlası işçi olarak Milli Eğitim Müdürlüğü kadrosuna atandığını, dava tarihi itibarıyla Elbistan ... ... İlköğretim Okulunda işçi olarak çalıştığını, Belediyede çalıştığı sırada ... Sendikasına üye iken 2011 yılından itibaren ... Sendikasına üye olduğunu, müvekkilinin 2011 yılı Kasım ayından itibaren ücret ve yevmiyeleri ile toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan hak ve alacaklarının ya ödenmediğini ya da eksik ödendiğini, davalı Kurumda aynı işi yapan ve aynı kıdeme sahip işçilerin tüm hak ve alacaklarını almalarına rağmen müvekkilinin bu alacaklarını alamadığını ileri sürerek ilave tediye, aile ve çocuk yardımı, eksik ücret, yemek yardımı, ikramiye alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunu'nun (6111 sayılı Kanun) gereği kadrosu ile devredildiğini, aynı Kanun'a göre belirlenen ücret ve diğer malî hakların davacıya eksiksiz olarak ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 10.10.2019 tarihli kararı ile; davacının davalı nezdinde çalışma süresinin sabit olduğu, sendika üyesi olan davacının toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan fark alacaklarının hüküm altına alınması gerektiği sonucuna varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 10.10.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 30.06.2022 tarihli kararı ile Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, ancak ilave tediye alacağına ilişkin olarak "mevduata uygulanan en yüksek faizi" işletilmesi hatalı olduğundan bu sözcüklerin hüküm fıkrasından tamamen çıkartılarak yerine "işleyecek" sözcüğünden sonra gelmek üzere "yasal faizi" sözcüklerinin yazılması gerektiği gerekçeleri ile Mahkeme kararı bu şekilde düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 30.06.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, İlk Derece Mahkemesi hükmü ortadan kaldırılmadan mevcut kararın hüküm fıkrasında düzeltme yapılmasının kanun hükümlerine açıkça aykırı görüldüğü gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin 23.05.2023 tarihli kararı ile; bozma ilâmınına uyulmasına karar verildikten sonra davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin 23.05.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacının ... Sendikasının taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden ancak sözleşmenin imza tarihi olan 29.03.2013 tarihinden itibaren yararlanabileceği, Kanun'da açıkça " ...yenileri düzenleninceye kadar..." hükmüne yer verildiğinden, ... Sendikasının taraf olduğu toplu iş sözleşmesinin yürürlük süresinin geriye etkili şekilde 01.07.2012 olarak belirlenmesinin de sonuca etkili olmadığı, nakil olunan işyerinde yeni toplu iş sözleşmesi düzenleninceye kadar mevcut sözleşmenin yürürlük süresi veya sendika üyeliği vb. gibi şartlar ile bağlı kalınmaksızın önceki toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya devam edileceği, hükme esas alınan bilirkişi raporundan ücretin tespitinde bu ilke ve esaslara uyulup uyulmadığının denetlenemediği, dosya içerisinde mevcut bulunan ücret bordrolarına göre davacıya 06/2012 dönem ücret bordosunda, (Tediye 13 gün ) başlıklı 6/2012 tarihli bordroya göre 56 gün karşılığı 2.423,68 TL, yine aynı dönem bordosunda sendika ikramiyesi farkı olarak 56 gün karşılığı 806,40 TL ödendiği, belirtilen dönemdeki ücret bordrolarında görünen ödemelerin davacıya yapılıp yapılmadığının, yukarıdaki ücrete yönelik açıklamalar da dikkate alınarak belirlenmesiyle oluşacak sonuca göre davacının ilave tediye alacağının bulunup bulunmadığına karar verilmesinin gerektiği gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ikinci bozma ilâmına uyulmasına karar verildikten sonra davacı asılın talimat yolu ile beyanlarının alındığı, beyanında; "15/03/1993 yılında ... belediyesinde çalışmaya başladığını, ... belediyesi kapandığı için, 2011 Kasım ayında milli eğitim bakanlığında çalışmaya başladığını, 2012 haziran ayı ücretini hatırlamadığını, maaş dışında ikramiye olarak herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığını yapılıyorsa ne kadar olduğunu hatırlamadığını, ancak ücret bordrosunda gösterilen rakamın banka kanalı ile eksiksiz ödendiğini hatırladığını, ancak bordroda yapılan ödemelerin detaylarını bilmediğini" belirttiği, ardından ek bilirkişi raporu alındığı, bozma sonrası celp edilen tediye bordrolarından, kök rapordaki tespitlere ek olarak, 2016 Ocak ayında 1.117,74 TL ödeme yapıldığı ve 2012 yılı 6. ayında da 2.423,68 TL daha ödeme yapıldığı böylece bakiye ilave tediye alacağı bulunmadığı, bakiye aile ve çocuk yardımı alacağının da kalmadığı gerekçeleriyle Yargıtay bozma ilâmı doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Bozma öncesi ve bozma sonrası alınan bilirkişi raporlarında çelişki bulunduğunu, çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6111 sayılı Kanun ile başka bir kurumdan davalı işyerine devredilen işçinin yararlanması gereken toplu iş sözleşmesinin tespiti, buna göre davacıya ödenmesi gereken ücretin belirlenmesi ve ilave tediye, aile ve çocuk yardımı ücreti alacağının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.