Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/17635 E. 2026/8441 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/17635
Karar No
2026/8441
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/171 Esas, 2025/2192 Karar KARAR : Esastan ret

Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince taşınmazların tapu kaydına konulan şerhin terkini istemi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin hissedar olduğu ... ili, ... ilçesi, ... köyü 1 10... , 1 17... ve 603 parsel sayılı taşınmazlara davalı idarenin 2942 sayılı Kanun'un 31/b uyarınca şerh koyduğunu, ancak kamulaştırma işlemine yönelik işlem yapmadığını, bu durumun müvekkilinin mülkiyet hakkını kısıtladığını ileri sürerek tapu kaydına konulan şerhin terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu tescil işlemleri tamamlanmakla dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmişse de vekâlet ücretinin müvekkil idareye yükletilmesi kararının haksız olduğunu, şerhin terkininin yapılmamış olması hususunda müvekkil idareye izafe edilecek bir kusur bulunmamakta olup tüm yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin müvekkil kuruma değil Tapu Kadastro Müdürlüğüne yüklenmesine karar verilmesi gerektiğini, müvekkil idarece şerh koyma tarihinden itibaren altı ay içerisinde tescil işlemi sağlanamadığında ilgili kanun gereği şerhin resen Tapu ve Kadastro Müdürlüğü tarafından kaldırılmasının gerekmekte olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu şerhin davalı idarenin talebi üzerine tapu kaydına uygulanmasından önce davacı malikin davalı idare aleyhine kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat talepli dava açtığı ve kesin şekilde sonuçlandığı, 2942 sayılı Kanun’un yalnızca taşınmazlara değer biçilmesine ilişkin hükümlerinin kıyas yoluyla uygulandığı, ancak usulüne uygun bir kamulaştırma işlemi yapılması halinde uygulama olanağı olan Kanun’un 31/b maddesinin bu tür davalarda kıyas yoluyla uygulanamayacağı, kararın infazı ile ilgili kısmın 2942 sayılı Kanun'un 31/b maddesi uyarınca satılamaz şerhinin konulmasının maddenin düzenleme amacına uygun düşmediği, kaldı ki tazminat davasının 26.06.2019 tarihinde kesinleşip sonuçlandığı, bu tarihten sonra 11.09.2019 tarihinde idarece yapılan talep üzerine şerhin konulduğu dikkate alındığında dava tarihi itibarıyla, davacının haklı olduğu anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince verilen karar usul ve kanuna uygun bulunduğu gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/17635, K. 2026/8441, T. 06.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-17635-e-2026-8441-k-52a56f7da04f