Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/16650 E. 2026/5006 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/16650
- Karar No
- 2026/5006
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/65 Esas, 2022/250 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; bir kısım davalılar yönünden karar verilmesine yer olmadığına, bir kısım davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı bir kısım davalılar vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, ..., ... Mahallesi 1 04... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 20.06.2011 tarihli ve 2011/81 Esas, 2011/240 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1.Mahkemenin 20.06.2011 tarihli ve 2011/ 81... /240 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare ile davalılar ... vd. vekilleri ve davalılar ... vd. temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem olarak doğru ise de hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal olarak incelenen satış, şirket alımı olduğu gibi taşınmazın vergi değeri ile somut emsalin vergi değerleri arasında 3 kat fark olmasına rağmen, bilirkişi raporunda 9 kat fark olduğu kabul edilerek değer biçildiğinden rapor inandırıcı olmayıp, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile keşif yapılarak, alınacak rapora göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi doğru olmadığı gibi, belirlenen kamulaştırma bedeline 16.06.2011 tarihinden, karar tarihine kadar geçen süre için faiz yürütülmemiş olması doğru olmadığı belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 06.05.2015 tarihli ve 2013/602 Esas, 2015/212 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı 1.Mahkemenin 06.05.2015 tarihli ve 2013/602 Esas, 2015/212 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare ile bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; mahkemenin ilk kararı davacı idare ile bir kısım davalılar vekili Av.... ve bir kısım davalılar ... vd. tarafından temyiz edildiğinden ve kararı temyiz etmeyen diğer davalılar yönünden mahkemece tespit edilen ilk bedel kesinleştiğinden, bozma sonrası alınan rapor doğrultusunda yalnızca ilk kararı temyiz eden davalıların paylarına göre bulunan fark bedelin bloke edilmesi için davacı idareye süre verilmesi gerekirken, davacı idarenin payıda dahil olmak tüm paydaşların payı yönünden belirlenen fazla fark bedelin bloke ettirilmesinin istenmesi sonucunda, bedel bloke edilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi hatalı olduğu gibi, mahkemenin ilk kararı davacı idare ile bir kısım davalılar vekili Av.... ve bir kısım davalılar ... vd.tarafından temyiz edildiğinden ilk kararı temyiz etmeyenler yönünden mahkemece tespit edilen ilk bedel kesinleştiğinden, davacı idarenin usuli kazanılmış hakkı gözetilerek bozma ilamı öncesi verilen ilk kararı temyiz etmeyen davalılar adlarına bloke edilen bedelin mükerrer ödemeye sebebiyet vermeyecek şekilde adı geçen davalılara ödenmesine ve bu kişilerin paylarına isabet eden hissenin tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından ve 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin 30.11.2022 tarihli ve 2020/65 Esas, 2022/250 Karar sayılı kararı ile bir kısım davalılar yönünden karar verilmesine yer olmadığına, bir kısım davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; tapu maliki ... adlı şahsa yapılan ilanen tebligatın geçersiz olduğunu, Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/523 Esas sayılı dosyası ile ... ile ...’in aynı kişi olduğunun anlaşıldığı, ...'in veraset ilamının sunulduğunu ve mirasçılarının vekâletnamelerinin sunulduğunu adı geçen muris mirasçıları bakımından ilk kararın kesinleştiğinin kabulünün hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakeme Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre bir kısım davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Yapılan incelemede ;yargılama sırasında dava konusu taşınmaz maliklerinden, ... kızı ...’a ilanen tebliğ yapılmış ise de Karasu Sulh Hukuk Mahkemesinin 16.11.2011 tarihli ve 2011/523 Esas, 2012/77 Karar sayılı dosyasında, dava konusu Sakarya ili, ..., ... Mahallesi 1 04... parsel sayılı taşınmazın malik hanesinde adı yazılı ... kızı ... ile ... ve ... Kızı 01.07.1897 doğumlu ... TC Kimlik Nolu ...'in aynı kişi olduklarının tespitine karar verildiği, kararın kesinleştiği ve ... mirasçılarının davaya dahil edildiği anlaşılmıştır.
4. Bu durumda adı geçen ... mirasçıları (mirasçılarından ... ve ... bakımından ilk kararın usulüne uygun tebliğ edilmesi nedeniyle, adı geçen mirasçılar hariç) bakımından, Dairemiz bozma ilamı öncesi verilen ilk kararın usuli kazanılmış hak oluşturmayacağı gözetilerek, ilk bozma ilamı sonrası alınan 11.03.2015 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen metrekare birim fiyatı 58.20 TL bedel doğrultusunda hesaplanan zemin bedeli üzerinden ... mirasçılarına isabet eden hisselerin belirlenmesi ve dosyada davacı idare tarafından yatırılan bedeller de dikkate alınarak eksik kalan tutar tespit edildiği takdirde davacı idareye bedelin blokesi için süre verildikten sonra karar verilmesi gerekirken ... mirasçılarının ( ... ve ... hariç) paylarının ilk kararda hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen bedel doğrultusunda tespiti hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan mahkeme kararının BOZULMASINA,
Davalılardan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.