Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1665 E. 2025/6965 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1665
- Karar No
- 2025/6965
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1907 Esas, 2024/3231 Karar DAVA TARİHİ : 15.09.2022 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/1458 Esas, 2023/858 Karar Taraflar arasındaki bağımsız bölümlere özgülenen arsa paylarının düzeltilerek tapuya tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacılar dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, .... Mahallesi 8020 ada 7 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan anagayrimenkulün bağımsız bölüm maliki olduklarını, arsa payının tespitinde bağımsız bölümlerin değerlerinin dikkate alınmadığını, arsa paylarının hatalı olduğunu ileri sürerek düzeltilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda tasdikli proje uyarınca 24.02.2010 tarihinde kat mülkiyetine geçildiğini, davacıların iyiniyetli olmadıklarını, eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dava konusu taşınmazda kat mülkiyetinin 26.02.2010 tarihinde kurulduğu, kat mülkiyeti kurulurken tüm bağımsız bölümlere ilişkin hazırlanan yönetim planının ...tarafından imzalandığı, sonrasında ...'nun vefat ettiği, dosyaya sunulan mirasçılık belgesine göre, ...'nun ölümü ile geriye mirasçı olarak davacılardan ... ve ... ile davalı ...'nun kaldığı, başka mirasçısının bulunmadığı, diğer davacı ...'in mirasçı ...'in eşi olduğu, muris ...tarafından sağlığında 26.11.2010 tarihinde, her bir bağımsız bölüm üzerinde kendi lehine intifa hakkı tanınmak şartıyla, 1,3 ve 5 numaralı bağımsız bölümlerin 1/2'şer hisse ile davacılar ... ve eşi ...'e, 2 ve 6 numaralı bağımsız bölümlerin davacı ...'na devredildiği, 4 numaralı bağımsız bölümün ise hala muris ...adına kayıtlı olduğu, davacılar tarafından 2010 yılında bağımsız bölümlerin değerinde ve dolayısıyla arsa paylarının tespitinde dikkate alınmayan, bu nedenle arsa payları arasında orantısızlığa yol açan somut ve haklı nedenler ortaya konulmadığı gibi dava konusu taşınmazda 2010 yılında kat mülkiyetinin kurulduğu dikkate alındığında, aradan geçen süre zarfında taşınmazda arsa paylarına herhangi bir itiraz olmadığı, kat mülkiyeti kurulurken hazırlanan yönetim planında davacılar ... ... ve ... ile davalı ...'in murisinin imzasının bulunduğu, murisin imzasının/iradesinin mirasçıları da bağlayacağı, arsa paylarının düzenlenmesi sırasında bu düzenlemeye katılan ve kat maliki olan murisin mirasçılarının sonradan dava açması hâlinde, bunun 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesi gereğince iyi niyet kuralları ile bağdaşmayacağı ve davacıların bu davayı açmakta korunmaya değer hukuki yararlarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza dair yönetim planını imzalayan murisleri ...'nun arsa paylarının hatalı olduğunu anlamasının yaşı ve öğrenimi gereği mümkün olmadığını, kaldı ki murisin imzasının kendilerini bağlamayacağını, taşınmazın tapu kaydında bulunan " tapuda işlem yapılamaz" şerhi nedeniyle uzunca bir süre dava açamadıklarını, mimari projeyi hazırlayan şahsın da arsa paylarındaki hatayı kabul ettiğini, davanın kabulü gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dava konusu taşınmazda arsa paylarının yönetim planı ile belirlendiği ve arsa paylarının belirlenmesine ilişkin bu belgede, o tarihte tüm bağımsız bölümlerin maliki olan ...'nun imzasının bulunduğu, bu belirlemenin kendisini ve mirasçılarını bağlayacağı, davacı ... dışındaki diğer davacıların ve davalının ...'nun mirasçıları olduğu, davacı ...'in ise diğer davacı ...'in eşi olup 1 ve 3 numaralı bağımsız bölümlerde 1/2 oranında paydaş olduğu, ...'in de yakın akrabalık ilişkisi nedeniyle somut olayda iyi niyetli üçüncü kişi sayılamayacağı, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdükleri sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, arsa paylarının düzeltilmesi ve tapuya tescili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacıların yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.