Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/15833 E. 2026/1751 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/15833
- Karar No
- 2026/1751
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/4748 Esas, 2025/2901 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/86 Esas, 2024/176 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ..., ... Mahallesi 246 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı idare istinaf dilekçesinde özetle; dosyada alınan bilirkişi raporunda belirlenen kamulaştırma bedeli fahiş ve hatalı olup Mahkemece verilen kararın usule ve hakkaniyete ve kanuna aykırı olduğunu, üretim gideri olarak brüt gelirin 1/3'ünün alınması hatalı olduğunu, alınan emsalin işbu taşınmaza emsal olabilmesi de mümkün olmadığını, arazi vasfının yanlış değerlendirilmesi arsa arazi ayrımının hatalı yapılarak değer biçilmesinin doğru olmadığını, belirlenen bedelin fahiş olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, davalı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinde, bir isabetsizlik olmadığı, ancak dava konusu 246 parsel sayılı taşınmazın arsa vasfına uygun olarak emsal mukayesesi yapılmak suretiyle değer tespiti yapan 13.03.2019 havale tarihli bilirkişi kurulu raporu esas alınarak ve İlk Derece Mahkemesinin ilk ve ikinci kararı ile dava konusu 246 parsel sayılı taşınmazın bedelinin 474.672,56 TL olduğu tespitine yönelik, davalının istinaf başvurusu bulunmadığı, bu bedelin davacı idare lehine usulî kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmek suretiyle, bu bedel üzerinden, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince 2018 dava tarihi verilerine göre değerlendirme yaparak daha yüksek bedel tespit eden bilirkişi kurulu raporu esas alınarak hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir kabule göre de İlk Derece Mahkemesinin kararı ile acele kamulaştırma bedelinin mahsubundan sonra tespit edilen kamulaştırma bedelinin, dava tarihinden itibaren başlayarak son karar tarihine kadar işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine dair verilen hükmün de usul ve kanuna uygunluğundan bahsetmenin mümkün olmadığı, İlk Derece Mahkemesinin ilk kararı ile birlikte davalıya ödenmesine karar verilen bedelin, İlk Derece Mahkemesinin ikinci kararı ile tespit edilen bedele, davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından İlk Derece Mahkemesinin ikinci karar tarihi olan 22.02.2022 tarihine kadar yasal faiz uygulanması gerekirken, faiz başlangıç ve bitiş tarihinin hatalı gösterilmiş olması doğru görülmemiş olup, ayrıca davacı tarafça fazladan yatırılan 855,68 TL bedelin davacı idareye iadesine karar vermek gerektiğinden davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasında kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun’un (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.