Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/15699 E. 2026/2154 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/15699
Karar No
2026/2154
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1485 Esas, 2025/1933 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/347 Esas, 2023/75 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazların bedelinin tahsili için açılan ilk davada saklı tutulan bölümün tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 445, 456, 469, 486, 505, 553, 579, 582, 596, 6 15... parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu,510 parsel sayılı taşınmazın paydaşı olduğunu, taşınmazlara davalı idare tarafından el atıldığını, müvekkilinin dava konusu taşınmazlara ilişkin el atma nedeniyle ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/491 Esas, 2021/206 Karar sayılı dosyasında açılan kamulaştırmasız el atma davasında taşınmazlar için bedelin 411.840,00 TL olarak tespit edildiğini, ek dava ile ıslah ettikleri miktardan arta kalan 282.516,17 TL bedelin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlara müvekkili tarafından el atılmadığını, el atmanın sabit olması halinde ise davalı adına tapuya tescilinin gerektiğini, öncelikle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve saklı tutulan kısmın davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlara taşkın seddesi yapılmasaydı bile gölün tabii su seviyesinin yükselmesiyle taşınmazların su altında kalacağını, dava konusu taşınmazların yılın büyük bir kısmının su altında olduğunu, sınırlı tarım yapılabildiğini, bu nedenle ortalama verimden hesaplama yapılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda münavebeye alınan ürünlerin getirisi en yüksek olan ürünler olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının hatalı olarak uygulandığını, %30 orandaki objektif unsur artışının hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşen kararındaki belirlenen toplam miktara göre (411.840,00 TL) ödenen kısmın (129.323,33 TL) mahsubu ile kalan önceki hükümde verilmeyen 282.516,60 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı vekilinin ileri sürdüğü hususlar kesinleşen davada incelenip hüküm altına alındığından yeniden incelenmesine yasal imkan bulunmadığı, bu haliyle, kısmî davada alınan ve kesinleşen hükmün dayanağını teşkil eden bilirkişi raporunun kısmî dava tutarını aşan bölümü de açılan eldeki ek dava yönünden hem tarafları hem de mahkemeyi bağlayacak nitelikte kesin bir delil mahiyetini aldığı, kısmi davada kesinleşen bu rapor içeriği dayanak alınarak hükme varılmış olup saklı tutulan bedele ilişkin eldeki davada, ilk davada kesinleşen bedele hükmedilmesi yerinde görüldüğünden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak taraflar arasında görülüp kesinleşen kamulaştırmasız el atılan taşınmazların bedelinin tahsili istemine ilişkin olarak açılan ilk davada saklı tutulan bölümün tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/15699, K. 2026/2154, T. 11.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-15699-e-2026-2154-k-2758d09cda75