Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1520 E. 2025/11967 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1520
Karar No
2025/11967
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1686 Esas, 2024/1855 Karar KARAR : Esastan ret /Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Serik 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/464 Esas, 2024/16 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili, tapudan yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, .... ilçesi, .... Mahallesi 125 ada 1 parsel ve 127 ada 23,24 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini, tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın gerçek bedelinin tespitini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, taşınmazların değerinin tespitinde münavebeye yüksek gelir getiren limon ürününün alınmasının hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazların kapama niteliği bulunmamasına rağmen kapama meyve bahçesi olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, tek yıllık ürünlerle oluşturulan münavebe deseninin net gelir hesabında dikkate alınması gerektiğini, %150 objektif değer artışının yerinde olmadığını, kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak kabul edilmesinin doğru olmadığını, lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı kuruma verilen iki süreye rağmen depo bedelinin süresi içerisinde yatırılmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, taşınmazın arsa vasfında olmasına rağmen arazi vasfında değerlendirilerek net gelir yöntemiyle kamulaştırma bedeli tespit edilmesinin hatalı olduğunu, bedelin düşük belirlendiğini, %150 objektif değer artışının düşük olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların birim fiyatlarının az belirlendiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacı vekiline 23.11.2023 tarihli celsede kamulaştırma fark bedeli olarak tespit edilen 3.172.096,45 TL' nin depo edilmesi için 15 günlük süre verildiği, duruşma zaptının davacı vekiline tebliğ edildiği, verilen süre içerisinde kamulaştırma fark bedelinin depo edilmediği, yerel mahkemece 14.12.2023 tarihli celsede bu kez usulüne uygun şekilde ikinci kez 15 günlük kesin süre verildiği, kesin sürenin sonuçlarının hatırlatıldığı, davacı tarafça verilen kesin süre olan 15 günlük süreden sonra 12.01.2024 tarihinde kamulaştırma fark bedelinin depo edildiğinin anlaşıldığı, bu nedenle yerel mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırarak düzelterek davanın usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosyada fark kamulaştırma bedelinin son duruşma tarihi olan 25.01.2024 tarihinden önce depo edildiğini, kamulaştırma bedelinin depo edilmesi neticesinde yerel mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini, bedelin ancak mahkeme kararı ile davalı tarafından çekilebilir hale geleceğini, bu sebeple duruşma tarihinden önce bedelin depo edilmesi ve dekontun dosyaya ibraz edilmiş olmasıyla müvekkil İdarenin kanuna ve mevzuata uygun olarak kamulaştırma işlemini tamamladığını, davalı tarafın bedelin 14.12.2023 tarihli celsede verilen süreden sonra yatırılması nedeniyle herhangi bir hak kaybı bulunmadığını, usul ekonomisi ilkesi gereğince davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Tespit edilen kamulaştırma bedelinin bloke edilmesi için davacı idare vekiline usulüne uygun süre verildiği, verilen süreler içerisinde kamulaştırma bedelinin depo edilmediği, davacı idare vekilinin süresinden sonra bedeli depo ettiği ve davalı tarafın da süresinde yapılmayan blokeyi kabul etmediği yönündeki beyanı gözetildiğinde davanın reddine karar verilmesi doğrudur.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile ilgili hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1520, K. 2025/11967, T. 29.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-1520-e-2025-11967-k-e39925d6b54e