Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/14350 E. 2026/10121 K. – Arsa Paylarını
Konu: Arsa Paylarının Düzeltilerek Tapuya Tescili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/14350
- Karar No
- 2026/10121
- Karar Tarihi
- Konu
- Arsa Paylarının Düzeltilerek Tapuya Tescili
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/607 Esas, 2025/380 Karar KARAR : Ret
Taraflar arasındaki arsa paylarının düzeltilerek tapuya tescili davasında davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar ve davalıların İstanbul ili Kadıköy ilçesi ... Mahallesi 4 09... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binada 15 nolu bağımsız bölüm maliki olduğunu, mevcut arsa paylarının tapuya tescili sırasında bağımsız bölümlerin değerleri ile orantılı olarak tahsis edilmediğini, bu nedenle yeni arsa paylarının belirlenerek tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu konuda tapu kayıtlarının geçerli olup davacının tapu kayıtları aleyhine olan beyanlarını kabul etmediklerini beyanla davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI İstanbul Anadolu 16. Sulh Hukuk Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli ve 2015/378 Esas, 2016/313 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 05.05.2016 tarihli ve 2015/378 Esas, 2016/313 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı ... Eğitim vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 03.07.2018 tarihli ve 2017/2458 Esas, 2018/5203 Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazda 18.12.1969 tarihinde kat irtifakı, 02.10.1974 tarihinde kat mülkiyeti kurulduğu, bilirkişi raporunda kat irtifakına geçiş tarihi olan 18.12.1969 tarihinde arsa paylarının orantılı olarak dağıtılmadığı belirtilmişse de; bağımsız bölümlerin değerinde ve dolayısıyla arsa paylarının tespitinde dikkate alınmayan bu nedenle arsa payları arasında orantısızlığa yol açan somut ve haklı nedenler ortaya konulmadığı, ayrıca bağımsız bölümler tek tek gezilerek ölçümlerin yapılmadığı ve bağımsız bölümlerin mevcut büyüklüklerinin hesaplamada dikkate alınmadığı gibi dava konusu taşınmazda 1974 yılında kat mülkiyeti kurulduğu dikkate alındığında aradan geçen süre zarfında taşınmazda arsa paylarına herhangi bir itiraz olmadığı, bağımsız bölümlerin, kat mülkiyetinin kurulduğu tarihteki değerlerinin yukarıda açıklanan unsurları ve bu belirlemeye göre tapu sicilinde kayıtlı arsa paylarında düzeltilmesi gereken bir yanlışlık olduğu konusunda mahkemece herhangi bir değerlendirme ve gerekçe içermeyen soyut ve genel ifadeli bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kat irtifakına geçiş tarihinde bağımsız bölümlerin değerinde ve arsa paylarının tespitinde dikkate alınmayan, arsa payları arasında orantısızlığa yol açan somut ve haklı nedenlerin ortaya konulmadığı, yine kat mülkiyetinin kurulduğu tarihteki bağımsız bölüm değerlerinin, tapu sicilinde kayıtlı arsa paylarında düzeltmeyi gerektirecek esaslı bir yanlışlık olduğunun bilirkişi heyetlerince açıkça saptanmadığı gibi kat irtifakının kurulduğu tarihten dava tarihine kadar geçen uzun süre içerisinde arsa paylarına herhangi bir itiraz ileri sürülmediği, bilirkişi heyetlerinin raporlarındaki tespitlerin arsa paylarını değiştirecek nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik inceleme sonucunda bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmeden karar verildiğini, dosyada alınan kök rapora itirazları sonucu dosyanın ek rapor alınması için yeniden bilirkişilere tevziine karar verilmişse de keşif yapılmaksızın kök raporu tekrar eden ve itirazlarını karşılamayan ek rapor sunulduğunu, aradan geçen süre zarfında adil yargılanma haklarının zedelendiğini, maliki oldukları bağımsız bölümün büyüklüğü, cephesi ve diğer tüm unsurlar dikkate alındığında arsa paylarının eksik hesaplandığını, iki yönlü cepheye bakmakta iken tek cepheli gibi değerlendirildiğini, arsa paylarının belirlenmesi sırasında cephesi az ve küçük daireler daha fazla pay alırken, birden fazla cephesi olan ve büyük dairelerin ise daha az pay aldığını, bunun da dengesiz bir arsa payı dağılımına neden olduğunu belirterek kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamından sonra alınan hem bilirkişi kök raporu hem de ek raporunda, ayrıntılı inceleme ile arsa paylarının yanlış düzenlendiği tespit edilmiş ise de mahkemece haksız ve hukuka aykırı olarak bilirkişi raporlarının göz ardı edildiğini, arsa payının düzletilmesi isteminin zamanaşımı ya da hak düşürücü süreye tabii olmadığını, müvekkili ile beraber davacının ve diğer davalıların, söz konusu 1974 yılında malik olmadığı düşünüldüğünde arsa paylarının tespitinde dikkate alınmayan bu nedenle arsa payları arasındaki orantısızlığı açıklama yükümlülüklerinin olmadığını, müvekkilinin arsa payı 14 olarak belirlenmişken, inceleme sonucu 20 olduğunun tespit edildiğini, altı birimlik artışın, arsa payını yeterince değiştirecek bir oran olduğunu, mülkiyet hakkının devamı niteliğinde olan 1 payın bile öneminin büyük olduğunu belirterek kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, arsa paylarının düzeltilerek tapuya tescili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.9.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davacı ve davalı ...'dan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.