Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/11891 E. 2026/2145 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/11891
- Karar No
- 2026/2145
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/251 Esas, 2025/974 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/195 Esas, 2024/170 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince dava konusuz kaldığından karar Verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Şanlıurfa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 167 parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından kanal yapılarak el atıldığını, taşınmazın arsa vasfında olduğunu, kamulaştırılmasız el atma tazminatının işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; ... İlçesi ... (...) ... Deresi Taşkın Koruma işi kapsamında yapılan çalışmalarda, Başbakanlığın 2010/5 sayılı Genelgesinin 9 uncu maddesinde belirtildiği üzere "DSİ tarafından yapılacak akarsu ve dere yatağı ıslahlarının projesine göre yapılabilmesi için; bu alanlardan belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunanlar, ilgili belediyelerce DSİ'ye ihtilafsız olarak teslim edilecek, bu alanların dışında kalan yerlerin ise DSİ'ye tesliminin sağlanması hususunda gerekli çalışmalar valilerin koordinasyonunda yürütülecektir" maddesi gereğince, kamulaştırma bedelleri ile muhtemel zarar ziyan bedellerinin, Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi tarafından ödenmesi ve idarelerine ihtilafsız yer tesliminin yapılması gerektiğini, davanın öncelikle husumetten aksi halde ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; haksız fiil olarak nitelendirilen fiilin müvekkili idare tarafından gerçekleştirilmediğini, bu nedenle davalı idare aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin idareye yükletilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içindeki bilirkişi raporu, bilgi ve belgelere göre, dava konusu taşınmazın yargılama sırasında imar uygulamasına tabi tutularak 4 66... , 8 77... , 8 78... ve 8 89... parsel sayılı taşınmazlara dönüştüğü, dava konusu kök 167 parsel sayılı taşınmaza dava tarihi itibarıyla davalı idare tarafından el atıldığı sabit ise de yargılama sırasında yapılan imar uygulaması sonrasında davacının hissesinin şuyulandırıldığı taşınmazda el atmanın bulunmadığı anlaşıldığından, mahkemece konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davanın açılmasına davalı idarenin sebep olduğu nazara alındığında davacı yararına vekâlet ücretine hükmedilmesinde ve yargılama giderlerinden davalı idarenin sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminat bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.