Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/10968 E. 2026/4991 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/10968
- Karar No
- 2026/4991
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/465 Esas, 2025/1832 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 32. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/15 Esas, 2023/424 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ..., ... Mahallesi eski 13 67... sayılı taşınmazlara murisinin malik olduğunu, ancak taşınmazların ... Teknik Üniversitesi (...) tarafından usulüne uygun kamulaştırılmamasına, kamulaştırma bedellerinin tapu maliklerine ödenmemesine rağmen tapuda terkin işlemlerinin yapılmış olduğundan tazminat alacağının davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırma işlemi usulüne uygun tamamlandığından davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; alınan raporun yapılan incelemenin yetersiz olduğunu, bedelin düşük olduğunu, aynı bölgede 9886 parsel için Mayıs 2010 değerlendirme tarihi itibarıyla 2.200 TL/m² bedel belirlendiğini, bu bedelin dikkate alınmadığını, kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faize hükmedilmesi ve taşınmazın gerçek değerinin tespiti için enflasyondaki artışın dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma işlemlerinin usulüne uygun yapılarak kesinleştiğini, bedelin ödendiğini, taşınmazın tescilinin sağlandığını, bu nedenle düzenleme dikkate alınarak tescil tarihi itibarıyla bedel belirlenmesi gerektiğini, emsal incelemesinin hatalı ve bedelin yüksek olduğunu, taşınmazların üniversitenin tasarrufunda olmadığını, husumetten davanın reddi gerektiğini, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı murisi ve davacı yönünden kesinleşmiş bir kamulaştırma işleminin bulunmadığı, imar uygulaması sonucu ağaçlandırılacak alan olarak ayrılan ve davalı üniversiteye ait kampüs alanı içerisinde kalan taşınmaz yönünden sorumluluğun davalıya ait olduğunun kabulü ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak, dava konusu taşınmaz ile emsallerin vergiye esas rayiç değerleri de kıyaslanarak, dava konusu taşınmaz ile aynı bölgede bulunan ve Yargı denetiminden geçerek kesinleşen güçlü delil niteliğindeki bedel de değerlendirilmek suretiyle bedelinin tespit edilip davalıdan tahsiline, taşınmazlara fiilen hangi tarihte el atıldığının bildirilmesi için Dairelerinin incelemesi sırasında yazılan yazıya davalı tarafın belge ve bilgi bulunmadığına dair verdiği cevap dikkate alındığında nispi vekâlet ücreti takdir edilmesine, yerleşik yargı kararları uyarınca hükmedilen bedele dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine dair kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin tüm, davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen diğer nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3. Taşınmaza el atma tarihinin 04.11.1983 tarihinden önce olduğu anlaşılmakla, el atma tarihi itibarıyla maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin tüm, davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının vekâlet ücretine ilişkin (3) numaralı bendinin hükümden tümüyle çıkartılıp ayrı bir bent olarak “Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00 TL maktu vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak asıl ve birleştirilen davacıya verilmesine,” cümlesinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.