Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9656 E. 2025/6613 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9656
- Karar No
- 2025/6613
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1504 Esas, 2023/3001 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/211 Esas, 2023/76 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Muğla ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 129 ada 2 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden el atma/ kamulaştırma tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek oranda faizi ile birlikte davacıya ödenmesini, davacılara ait dava konusu taşınmaz hisselerinin davalı adına tescili ile yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olan Muğla ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 129 ada 2 parsel (eski 8 parsel) numaralı taşınmaz için Karayolları Genel Müdürlüğünce Milas-Bodrum Yolu yapımı için 04.11.1974 tarihli ve 1974/283 sayılı Kamu Yararı Kararı alındığını, kamulaştırma işleminin Bodrum Belediye Başkanlığı ve Kumköy Muhtarlığında ilan edildiğini, ancak kamulaştırma işleminin tamamlanması için davacı hissedarlarının idareye başvurusunun olmadığını, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, süresinde bedel artırım davası açmayan davacıların kamulaştırmasız el atma davası açma haklarının bulunmadığını, 30 günlük sürenin hak düşürücü süre olduğunu, Mahkemece resen dikkate alınmasının gerektiğini, mahkemeniz dosyası ile aynı dava konusuna haiz Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/366 Esas sayılı dosyasının birleştirilmesinin gerektiğini, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama sırasında ortaya çıkacak yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne ve el atma tazminatının davalı taraftan tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın çok daha değerli olduğunu, diğer paydaşlar tarafından açılan Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/366 Esas sayılı dosyasında metrekare birim değerinin 1.739,62 TL belirlendiğini, hakkaniyete aykırı karar verildiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığından kamulaştırma işleminin kesinleştiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, taşınmaz için belirlenen metrekare birim değerinin yüksek olduğunu, somut emsalin uygun emsal olmadığını, emsal taşınmazın imar parseli olduğunu ve düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılması gerektiğini, el atmanın 1983 yılı öncesinde yapıldığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 129 ada 2 parselin 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı dışında olmakla birlikte, 1/25000 ölçekli ... Planında kısmen turizm tesis alanı, kısmen karayolunda kaldığı, denize 60 metre mesafede olduğu, dosya içinde mevcut davalı ... Müdürlüğünün 28.10.2020 tarihli yazısında dava konusu taşınmazın eski 8 parsel iken 04.11.1974 tarihli ve 1974/283 Esas sayılı kamu yararı kararı ile kamulaştırıldığı, kararın ... Muhtarlığı tarafından ilan edildiği, maliklerin ferağ vermedikleri, kamulaştırma evrakının incelenmesinde; 29.000 m² olan evveliyat 8 parselin 6377 m² kısmının kamulaştırılmasına karar verildiği, maliklere noter tebligatı yapıldığına dair iddia bulunmadığı gibi bedelin ödendiğine ilişkin belge de sunulmadığı, murise noter tebligatı çıkartılmadığı, 1977 yılı itibarıyla henüz fiili el atma bulunmadığı, kamulaştırılan kısmın 27.09.1984 tarihli işlem ile ifraz edilmiş olduğu dikkate alındığında fiili el atmanın 1984 yılında gerçekleştiği, 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na eklenen Ek Madde 4'ün kapsamına ilişkin Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin içtihatları dikkate alındığında 04.11.1983 tarihi sonrası el atmalarda bu maddenin uygulama yeri bulunmadığı kabul edilmiş, dava konusu taşınmazın turizm tesis alanı imarlı olduğu ve yakın çevresinde turizm tesisleri ve mevzi imar planları bulunduğu belirlendiğinden arsa niteliğinde kabul edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş; ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda, somut emsal olarak kabul edilen ... Mahallesi 117 ada 7 parsel sayılı taşınmazın Bodrum Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğunun 2014/15 sayılı satış dosyasında 01.06.2015 tarihli açık artırmada arsasının 191.248,07 TL bedelle satıldığı, satış evrakının aynı taşınmazın diğer paydaşları tarafından açılan Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/366 Esas, 2021/646 Karar sayılı kararında dosya ekinde bulunduğu ve emsal taşınmazın satış tarihinde imar parseli olduğu anlaşılmış, paydaş dosyasında düzenleme ortaklık payı indirimi yapılmadan önce 23.08.2019 değerlendirme tarihi itibarıyla metrekare birim değerinin 1739,62 TL olarak belirlendiği, dava konusu taşınmazın kadastro tutanakları ve ifraz evrakına göre kadastral parsel olduğu anlaşılmış, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı dışında olduğundan yakın çevresinde imar uygulaması yapılarak farklı oranda düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılması mümkün görülmediğinden (paydaş dosyasında mevcut Bodrum Belediye Başkanlığının 07.07.2020 tarihli yazı), dava tarihinde yürürlükte bulunan kanun uyarınca %45 oranında düzenleme ortaklık payı indirimi yapılması gerektiği; dosya içinde mevcut olan paydaş dosyasında alınan bilirkişi raporunda yapılan kıyaslama uygun bulunmuş, emsalin metrekare birim değeri olan 775,95 TL dava tarihine endekslendiğinde (248,78/450,55) dava tarihinde metrekare değeri 1.405,27 TL, paydaş dosyasında yapılan kıyaslama uyarınca dava konusu taşınmazın emsalin 1,24 katı değerinde kabulü sonucunda metrekare birim değeri 1.742,53 TL, %45 düzenleme ortaklık payıindirimi sonucunda ise 958,40 TL belirlenerek Muris ... payı 1006,16 m² olduğundan toplam bedel 964.303,75 TL hesaplanmış, İlk Derece Mahkemesince bedeline hükmedilen 129 ada 2 parsel sayılı taşınmazda bulunan davacı paylarının tapu kaydının iptaline, yol olarak terkinine dair hüküm kurulmamış olması doğru görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak belirtilen hususlar düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü istinaf sebeplerini tekrar etmiş, ayrıca metrekare bedelinin çok düşük değerlendirildiğini, düzenleme ortaklık payı kesintisinin taşınmazın yol olması dolayısıyla yerinde olmadığını, ayrıca en yüksek oran olan %45 olarak alınmasınında yerinde olmadığını, yasal faiz uygulanmasının hatalı olduğunu, kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz olması gerektiğini, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazların değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır. 2. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.