Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/8201 E. 2025/8765 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8201
Karar No
2025/8765
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1864 Esas, 2023/2309 Karar KARAR : Esastan ret Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1302 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırma işlemine karşı Antalya 2. İdare Mahkemesinin 2015/356 Esas sayılı davası ile yürütmeyi durdurma talepli dava açıldığını, bu dava neticesinin bekletici mesele yapılmasını, davanın esasına girilerek karar verilmesi halinde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle;davaya konu taşınmazın 219/2400 hissesi ..., 219/2400 hissesi ..., 768/2400 hissesi davacı ... ve 1194/2400 hissesi ise davalı adına olup dava konusu alanın imar planında belediye yönetim merkezi olarak planlandığını ve bu şekilde kesinleştiğini, Belediye encümen kararı ile kesinleşen imar planına göre yönetim merkezi olarak planlanan alanın mülkiyet hanesinin belirsiz olması nedeniyle kamulaştırma yoluyla alınmasına karar verildiğinden eldeki davanın açıldığını, İlk Derece Mahkemesince idare mahkemesi kararını gerekçe göstererek davanın reddine karar verildiğini, oysa İlk Derece Mahkemesinde devam eden davanın sonucunda hak sahibi olacak malike ödenmek sureti ile davanın kabulüne veya bekletici mesele yapılarak davanın sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından kamulaştırma kararı ve işlemi ile buna dayanak encümen kararının iptali için açılan dava neticesinde, ... İdare Mahkemesince dayanak encümen kararının iptaline karar verildiği, söz konusu kararın Danıştay incelemesinden geçerek kesinleştiği, kamulaştırmaya dayanak encümen kararının hukuka uygun olmadığından iptaline ilişkin kararın kesinleşmesi ile davanın açılış tarihi dikkate alındığında davacı tarafın davasında haklı olmadığı; her ne kadar mülkiyeti ihtilaflı taşınmazlar hakkında 2942 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi uygulanalabilir ise de dava konusu taşınmazın mülkiyeti Hazine ile özel şahıslar arasında ihtilaflı olması nedeniyle bu madde hükmünü somut olay bakımından uygulama olanağı olmadığı zira taşınmazı Hazine adına tesciline karar verilmesi halinde 2942 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi hükümleri uygulanması gerekeceğinden İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmiş olması yerinde olduğu gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar edilerek ayrıca dava konusu taşınmazın .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1978/28 Esas sayılı dosyası ile davalı olarak tapuda kayıtlı olduğunu, daha sonra ... Kadastro Mahkemesine gönderilerek 1988/52 Esas sayılı dosya olarak görüldüğünü ve halihazırda temyiz aşamasında olduğunu ve mahkeme kararında usulüne uygun olarak kamulaştırıldığına karar verildiğini,ayrıca bu dosyanın 09.06.2023 tarihli ve 2023/453 Karar sayılı dosyasında verilen kararda Hazine lehine bir tescil kararı bulunmadığını, huzurdaki davada ise ihtilaflı mülkiyetin Hazine adına tescili ihtimaline göre verildiğini,davalıdır şerhine konu davanın kesinleşmemiş olması ihtimali düşünülerek bekletici mesele yapılıp yapılamayacağı hususunun değerlendirilmemiş olduğunu, davada taraf teşkili işlemlerinin usulüne uygun olarak yapılmamış olduğunu ve delillerin de usulüne uygun olarak toplanmamış olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Mahkemece ... tarafından alınan encümen kararı ile davaya konu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1302 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılmasına karar verildiği, kamulaştırma kararının, ... 2. İdare Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarihli ve 2015/356 Esas, 2015/1375 Karar sayılı kararı ile kamulaştırma işlemlerinin ancak özel mülkiyete konu olan taşınmazlar için söz konusu olabileceğinden bahisle mülkiyeti Hazine ile davacılar ve üçüncü şahıslar arasında ihtilaflı olan ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1302 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılmasına dair işlemin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle iptaline karar verildiği, Danıştay 6. Dairesinin 22.10.2020 tarihli ve 2016/3568 Esas, 2020/10027 Karar sayılı kararı ile ... 2. İdare Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 2015/356 Esas, 2015/1375 Karar sayılı kararının onandığı ve kararın 26.01.2021 tarihine kesinleştiği dikkate alındığında, dava anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş ise de Danıştay 6. Dairesinin 22.10.2020 tarihli ve 2016/3568 Esas, 2020/10027 Karar sayılı kararı incelendiğinde ilgili işlemlerin iptalini talep eden davacıların, eldeki kamulaştırma bedel tespit tescil davasında davalı olan tapu malikleri ile farklı kişiler olduğu gibi dava dilekçesinde dayanak kamulaştırma kararının iptaline ilişkin davalılar tarafından açılan iptal davası olduğuna ilişkin dosya içinde bilgi ve belge olmadığı anlaşılmıştır. 3.04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 nci maddesiyle değiştirilen 10 ncu maddesinin on dördüncü fıkrasının “14 üncü maddede belirtilen süre içinde, kamulaştırma işlemine karşı hak sahipleri tarafından idarî yargıda iptal davası açılması ve idarî yargı mahkemelerince de yürütmenin durdurulması kararı verilmesi halinde mahkemece, idarî yargıda açılan dava bekletici mesele kabul edilerek bunun sonucuna göre işlem yapılır” ibaresi ile aynı Kanun’un 7 nci maddesiyle değiştirilen 14 üncü maddesinin altıncı fıkrasında belirtilen “Açılan davaların sonuçları dava açmayanları etkilemez” ibaresinin 27.03.2025 tarihli ve 32854 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 25.12.2024 tarihli ve 2024/101 Esas, 2024/232 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir. 4.Eldeki dava 27.03.2025 tarihinden önce açılmıştır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; "Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine..." gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile "Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır." genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında eldeki davada 2942 sayılı Kanun'un 14/son maddesi uyarınca işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi hatalıdır. 5.Taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile mülkiyeti ihtilaflı olduğundan bu bedelin ileride tespit olunacak hak sahibine ödenmek üzere üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmasına, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptaline, davacı idare adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi..

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/8201, K. 2025/8765, T. 16.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-8201-e-2025-8765-k-362e1bf33a2e