Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/8053 E. 2025/5101 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/8053
- Karar No
- 2025/5101
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2328 Esas, 2024/775 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Görele 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/115 Esas, 2022/141 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılarak enerji nakil hattı geçirilen taşınmazların irtifak hakkı karşılığının tahsili için açılan ilk davada saklı tutulan bölümün tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Giresun ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 252 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlara davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmaksızın enerji nakil hattı geçirilmek suretiyle 1969-1970 ile 1988 yıllarında fiilen el atıldığını, taşınmazların değer kaybına uğradığını, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminat istemiyle davacı tarafından davalı idare aleyhine açılan Görele 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/88 Esas sayılı dava dosyasında, taleple bağlı kalınarak 100,00 TL üzerinden davanın kabulüne karar verildiğini, işbu kararın istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiğini, söz konusu ilk davada taşınmazlardan 1969-1970 yıllarında geçen enerji nakil hattı nedeniyle tazminat miktarının 138.183,15 TL, 1988 yılında geçen hattan kaynaklı tazminat bedelinin ise 379.483,09 TL olarak belirlendiğini ileri sürerek davacının talep edebileceği toplam 517.666,24 TL tazminat miktarından ilk davada hüküm altına alınan 100,00 TL'nin mahsup edilmesi suretiyle bakiye 517.566,24 TL'nin ilk dava tarihi olan 24.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 12 nci maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, usulden reddi gerektiğini, belirsiz alacak davası olarak açılan ilk davada davanın tümü hakkında karar verildiğinden davacının ek dava açma hakkının bulunmadığını, ilk dava tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini, kamulaştırma kararı uyarınca enerji nakil hattı tesis edilip usulüne uygun olarak tapuya tescil işleminin gerçekleştirildiğini, kamulaştırma bedelinin de hak sahipleri adına yatırıldığını, davacının kamulaştırma işleminden haberdar olduğunu, hak düşürücü sürede bedel artırım davası da açılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminat istemiyle fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 100,00 TL üzerinden açılan kısmi davada kamulaştırmasız el atma bedeli belirlendikten sonra taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verildiği, işbu kararın temyiz incelemesinden geçerek 07.04.2021 tarihinde kesinleştiği, kısmi davada hükme esas alınan bilirkişi raporunun ek dava yönünden kesin delil oluşturacağı, söz konusu kısmi davada davaya konu taşınmazlara davalı idare tarafından enerji nakil hattı geçirilmek suretiyle kamulaştırma yapılmaksızın el atıldığından bahisle toplam tazminat bedelinin 517.666,24 TL olarak tespit edildiği, işbu bedelden ilk davada hüküm altına alınan bedel mahsup edildikten sonra 517.566,24 TL'nin davalı idareden tahsili gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 517.566,24 TL kamulaştırmasız el atma bedelinin ilk dava tarihi olan 24.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk açılan davanın kısmi dava olmayıp belirsiz alacak davası olduğunu, bu durumda kesin hüküm nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davanın 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, ilk dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olmasının doğru olmadığını, davanın açılmasına davacının sebebiyet verdiğini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılması gerektiğini, dava konusu taşınmazın gerçek değerinin çok üstünde bir değer tespit edildiğini, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, kamulaştırma kararı uyarınca enerji nakil hattı tesis edilip usulüne uygun olarak tapuya tescil işleminin gerçekleştirildiğini, kamulaştırma bedelinin de hak sahipleri adına yatırıldığını, davacının kamulaştırma işleminden haberdar olduğunu, hak düşürücü sürede bedel artırım davası da açılmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davalı idare tarafından enerji nakil hattı geçirilmek suretiyle davaya konu taşınmazlara kamulaştırmasız el atıldığından bahisle tazminat istemiyle fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 100,00 TL üzerinden açılan kısmi davada kamulaştırmasız el atma bedeli belirlendikten sonra taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verildiği, işbu kararın istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, eldeki davanın, kısmi davada saklı tutulan kısma yönelik açılan ek dava mahiyetinde olduğu, kural olarak kısmi davada alınan bilirkişi raporlarının açılan ek dava yönünden kesin delil olmayacağı gerek öğretide gerek yargısal uygulamada kabul edilmiş ise de kısmi davada kesinleşen hükme esas alınan rapor tümüyle inceleme ve itiraz konusu yapılıp tüm yargısal denetim yollarından geçerek toplam alacak miktarını ortaya koyacak şekilde kesinleşmiş ve taraflar yönünden yargısal denetim yolları tüketilerek usulü kazanılmış haklar gerçekleşmişse, kesin delil olarak değerlendirilmesi gerekeceği, bu nedenle bilirkişi raporlarının takdiri delil oldukları kural ise de somut olay özelliklerine göre kesin delil niteliği de alabileceklerinin göz ardı edilmemesi gerektiği, kısmi davada tespite ilişkin bölümün sonradan açılan eldeki ek dava için kesin hüküm oluşturduğunun kabulüne göre karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, hüküm altına alınan bedele ilk dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin doğru olduğu; ancak dava konusu taşınmazlar üzerine iki ayrı hat isabet ettiği, bu hatlardan birisinin 1969 yılında diğerinin ise 1988 yılında geçirildiğinin sabit olduğu, Mahkemece 04.11.1983 tarihinden önce el atıldığı kabul edilen hat yönünden maktu, 04.11.1983 tarihinden sonra el atıldığı kabul edilen hat yönünden nispi harca hükmedilmesi gerekirken harcı yeterli olduğu şeklinde hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp harç yönünden düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ilk davada saklı tutulan kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu taşınmazlara davalı idare tarafından 1969-1970 ile 1988 yıllarında enerji nakil hattı geçirilmek suretiyle kamulaştırma yapılmaksızın el atıldığından bahisle kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminat istemiyle davacı tarafından davalı idare aleyhine açılan kısmi davada fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 100,00 TL'nin talep edildiği Görele 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/88 Esas, 2021/94 Karar sayılı kararı ile kamulaştırmasız el atma nedeniyle toplam tazminat bedeli 517.666,24 TL olarak tespit edilip taleple bağlı kalınarak 100,00 TL üzerinden hüküm tesis edildiği, işbu kararın davalı idarenin temyizi üzerine Dairemizin temyiz incelemesinden onanarak geçtiği, 07.04.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. 3. Bu durumda; asıl davada alınan ve kesinleşen hükmün dayanağını teşkil eden bilirkişi raporunun açılan eldeki ek dava yönünden hem tarafları hem de mahkemeyi bağlayacak nitelikte kesin bir delil mahiyetini almış olup saklı tutulan bedele ilişkin açılan eldeki davada yeniden bilirkişi incelemesi yapılmaksızın işbu raporun hükme esas alınması yerindedir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.