Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/7114 E. 2025/5938 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7114
Karar No
2025/5938
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3485 Esas, 2024/650 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Akyazı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/219 Esas, 2022/528 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 101 ada 7 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin bloke ettirilerek davalı tarafa derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline, yol olarak terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; objektif değer artırıcı unsur olarak kabul edilen özelliklerin kapitalizasyon faiz oranı belirlemesinde de esas alındığından %160 oranında objektif değer artırıcı unsur ilavesi yapılmasının uygun olmadığını, arta kalan kısımda değer azalışı olmadığını, bedelin fahiş olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olarak tanzim edildiğini, objektif değer artış oranının % 350 olması gerektiğini, arta kalan kısımda daha yüksek oranda değer azalışı olduğunu, taşınmazın nitelikleri göz önüne alındığında kapitalizasyon faiz oranının hatalı belirlendiğini, bedelin düşük olduğunu, faize ilişkin hükmün hatalı tesis edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın arazi olarak değerlendirildiğini, aslında arsa olarak değerlendirilmesi gerektiğini, taşınmazın belediyenin tüm hizmetlerinden yararlandığını, 1. sınıf mutlak sulu arazi olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının %3,5-4 arasında uygulanması gerektiğini, %250-300 arası objektif değer artışı uygulanması gerektiğini, taşınmaz üzerinde 2 yılda 4-5 ürün yetiştiğini, yalnızca 2020 yılının verilerinin baz alınmasının doğru olmadığını, arta kalan kısımda daha yüksek oranda değer azalışı olduğunu, bedelin düşük olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumununa göre kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsur oranlarının yerinde olduğu, aynı mahalde bulunan taşınmaza Yargıtay'ın %140-200 oranında objektif değer artışı uyguladığı, bilirkişi kurulunun kanuna uygun olarak oluşturulduğu, belirlenen kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu, raporun değerlendirme tarihindeki verilere uygun şekilde düzenlendiği, ayrıca kamulaştırmadan arta kalan kısmın yüz ölçümü, geometrik şekli dikkate alındığında arta kalan kısma uygulanan değer azalışının uygun olduğu, arazi niteliğinde olan taşınmazın 2020 yılı itibarıyla metrekare birim fiyatının 118,23 TL olarak belirlenmesi yerinde olduğundan davacı idare vekili ile adı geçen davalılar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. 3. Davalı ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle;istinaf başvuru dilekçesinde ve ek beyan dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın kamulaştırılan kısmının davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesi yerindedir. 3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür. 4. Dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısımlarının yüzölçümü, geometrik şekli ve kullanım durumu dikkate alındığında uygulanan değer azalışı oranının makul olduğu sonucuna varılmıştır. 5. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. 6. Bölge adliye mahkemesi incelemesini 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesine göre istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak usulüne uygun şekilde yapmış olup, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı uyarınca kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilmemesi gerektiğine ilişkin itiraz istinaf incelemesinde ileri sürülmediği için bölge adliye mahkemesince incelenmeyen bir konunun temyiz yolunda ileri sürülmesi mümkün olmadığı gibi Bölge Adliye Mahkemesi kararında kamu düzenine aykırı bir husus da tespit edilmemiştir. 7. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalılardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/7114, K. 2025/5938, T. 22.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-7114-e-2025-5938-k-a76e4e922a63