Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/3536 E. 2025/4635 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3536
Karar No
2025/4635
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3666 Esas, 2024/364 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiş ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Aksaray ili, ..., ... köyü 1774, 1792, 1821, 2550 ve 2552 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; gerçek değerin tespitini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.10.2020 tarihli ve 2019/239 Esas, 2020/239 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 21.05.2021 tarihli ve 2020/1669 Esas, 2021/801 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin iki numaralı alt bendi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 21.05.2021 tarihli ve 2020/1669 Esas, 2021/801 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; 1774 parsele ilişkin olarak kapitalizasyon faiz oranının %4 olması, taşınmazlara objektif değer artışı uygulanması ve tescil hükmü kurulması gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin 23.11.2022 tarihli ve 2022/1470 Esas, 2022/3363 Karar sayılı kararı ile uyulan bozma kararı doğrultusunda hesaplanan kamulaştırma bedeli ile ilk kararla hükmedilen bedel arasındaki farkın bloke edilmesi için verilen sürede, bakiye bedel bloke edilmediğinden davanın reddine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 23.11.2022 tarihli ve 2022/1470 Esas, 2022/3363 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; tespit edilen kamulaştırma bedelinin bloke edilmesi için davacı idare vekiline verilen süreler içerisinde kamulaştırma bedeli depo edilmemiş ise de sunulan banka dekontuna göre davacı idarenin Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihinden sonra 22.12.2022 tarihinde depo kararını yerine getirdiği anlaşıldığından, usul ekonomisi gözetilerek davalı tarafın işin esasısına girilerek karar verilmesini isteyip istemediği yönünde beyanı da alınmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden, kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedeline yüksek objektif değer artış oranı uygulanarak fazla bedel tespit edildiğini, kamulaştırma bedeline dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faiz işletilmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu ve harçtan muaf oldukları hâlde, aleyhe harca hükmedildiğini ileri sürmüştür. 2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; faize dava tarihinden itibaren karar verilmesi gerektiğini, kamulaştırma bedelinin hatalı hesaplama sonucu eksik belirlendiğini, Anayasa Mahkemesinin örnek kararı doğrultusunda enflasyon nedeniyle TÜİK endeksine göre uğranılan değer kaybına hükmedilmediğini, objektif değer artışı oranının hatalı belirlendiğini, kamulaştırma sonucu arazinin bölünmesi nedeniyle oluşan değer kaybının hesaplanmadığını, kapitalizasyon faiz oranının ve ürün satış fiyatlarının eksik alındığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1.Bölge Adiye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara net gelir metoduna göre değer biçilmesi doğru olduğu gibi, taşınmazların konumu ve bilirkişi raporunda yazılı özelliklerine göre objektif değer artış oranlarının % 100 ve % 150 olarak tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. Bozma kararına uyulduğuna göre, 1774 parsel sayılı taşınmaza kapitalizasyon faiz oranının % 4 olarak kabulü ve % 150 oranında objektif değer artışı oranının ilavesi ile sonuç itibarıyla 57,20 TL/m² birim bedeli üzerinden, 1792 ve 1821 parsel sayılı taşınmazlara % 150 objektif değer artışı oranı ilavesi ile sonuç itibarıyla 53,95 TL/m² birim bedeli üzerinden, 2550 ve 2552 parsel sayılı taşınmazlara % 100 oranında objektif değer artışı oranı ilavesi ile sonuç itibarıyla 36,60 TL/m² birim bedeli üzerinden hesaplama yapılarak sonuç itibarıyla kamulaştırma bedelinin toplam 2.599.566,19 TL olarak kabulü ile hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hesaplama hatası sonucu toplam kamulaştırma bedelinin 2.541.553,69 TL olarak eksik belirlenmesi hatalıdır. 5. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerekirken, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak gösterilmesi ve kamu alacakları için uygulanan en yüksek faiz uygulanması doğru görülmemiştir. 6. Davalı idare harçtan muaf olduğu hâlde, aleyhine harca hükmedilmesi bozmayı gerektirir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davalıdan peşin alınan harcın istek hâlinde iadesine, Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/3536, K. 2025/4635, T. 08.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-3536-e-2025-4635-k-9ce957bdda39