Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/13904 E. 2025/10387 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/13904
- Karar No
- 2025/10387
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/715 Esas, 2024/329 Karar KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Geyve 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/190 Esas, 2022/415 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, Geyve ilçesi, ... Mahallesi 124 ada 21 parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edilen bedel ile kıymet takdir komisyonu tarafından tespit edilen bedel arasındaki farkın gerekçeli olarak açıklanmadığını, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, tesis edilen enerji nakil hattının taşınmazın olduğu gibi kullanılmasını engellemeyecek konumda ve yükseklikte olduğunu, objektif değer artışı uygulanmasının kabul edilemeyeceğini, değer düşüklüğü oranının yüksek belirlendiğini, geliri yüksek ürünlerin münavebeye alındığını, münavebeye alınan ürünlerin verim ve fiyat verilerinin yüksek, maliyetlerinin düşük alındığını, müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza ilişkin belediye cevabi yazıda; taşınmazın 1/25000 ölçekli ... Çevre Düzeni Planında marjinal tarım alanında kaldığı, ... Mahallesi kırsal yerleşik alanı dışında kaldığı, etrafının meskun olmadığı ve belediye hizmetlerinden yararlanmadığının bildirilmesi karşısında arazi vasfında kabul edilmesinde isabetsizlik görülmediği, arazi niteliğindeki taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, taşınmazın değerinin gelir metodu yöntemine göre belirlenmesinin, üzerinde bulunan natamam yapıya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 2022 Yılı Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliği uyarınca değer biçilmesinin, bu doğrultuda hazırlanan ve hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre %4,5 kapitalizasyon faiz oranının yerinde olduğu, bilirkişi kurulunun yasaya uygun olarak oluşturulduğu, her ne kadar taşınmaz için %100 objektif değer artışı emsallerine göre bir miktar yüksek ise de, bilirkişi heyetince bir önceki yılın verilerinin kullanılmış olmasına göre belirlenen 91,80 TL/m² birim fiyatının davacı idarenin ileri sürdüğü gibi yüksek olmadığı, taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ayrıca davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin doğru olduğu, her ne kadar davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, davacı idarenin harçtan muaf olmadığı, ancak alınması gerekli 80,70 TL karar ve ilâm harcının peşin olarak alındığı ve eksik harç bulunmadığı görülmekle, İlk Derece Mahkemesince harç alınmasına yer olmadığına ilişkin karar netice itibarıyla doğru olduğundan, bu hususun eleştirilmekle yetinildiği, bu itibarla İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden kanuna aykırı görülmediği gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Arazi niteliğindeki Sakarya ili, Geyve ilçesi, ... Mahallesi 124 ada 21 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi yerindedir. 3. Buna karşın; dava konusu taşınmazın bulunduğu ilçe ve mahalle adının hüküm fıkrasında hatalı gösterilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davacı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan "..." ve "..." kelimelerinin hükümden çıkartılması, yerlerine sırasıyla "..." ve "..." kelimelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.