Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/13541 E. 2025/14064 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/13541
- Karar No
- 2025/14064
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/191 Esas, 2024/210 Karar KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada verilen hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya karşı direnme kararı verilmiştir.
Mahkemece verilen direnme kararı davalı ... vekilince temyiz edilmekle; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılan inceleme sonunda Mahkemenin direnme kararının Özel Daire bozma kararında değişik gerekçe ve nedenle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, asıl ve birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar ... vd., davalılar ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir.
Davalı ... vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 04.11.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davalı ... vekili Avukat ... gelmiş, davacılar ve diğer davalılar duruşmaya katılmamıştır.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekilleri asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; Antalya ili, ..., ... Mahallesi 52 79... parsel sayılı taşınmazda müvekkillerinin ve müvekkillerinin murislerinin hissedar olduğunu, davalı idarelerin dava konusu taşınmazı kamulaştırma yapmaksızın ... Merkezi, Fuar Alanı, Kongre ve ... Merkezi, ..., bina, yol tesis etmek sureti ile kullandıklarını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile belirlenecek tazminatın davalılardan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alanın Hazine ile yapılan protokol gereği kullanıldığını, taşınmazın yapılan protokol ve imar planındaki amacı doğrultusunda kamunun kullanımına açık park olarak düzenlendiğini, söz konusu alana kamulaştırmasız el atıldığından söz edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu parselde mevcut parkın ve yapıların yetki ve sorumluluğunun ... Belediye Başkanlığında bulunduğunu, müvekkili idare aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 21.11.2008 tarihli ve 2006/385 Esas, 2008/470 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleştirilen davanın davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 21.11.2008 tarihli ve 2006/385 Esas, 2008/470 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazın usulüne uygun olarak kamulaştırıldığını, kayyım tarafından açılan bedel artırım davasının kesinleştiğini, usulüne uygun kesinleşmiş bir kamulaştırma işlemi bulunduğundan kamulaştırmasız el atmadan söz edilemeyeceğini, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Direnilerek Verilen İkinci Karar Mahkemenin 15.12.2010 tarihli ve 2010/318 Esas, 2010/461 Karar sayılı kararı ile Dairemizin bozma kararına direnilmesine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme sonunda, dosya içerisinde kamulaştırma evraklarının bulunmadığını, uyuşmazlığın çözümüne yönelik olarak; dosyada örnekleri bulunan tüm kararlara ait dosyaların ve kamulaştırma dosyasının araştırılması ayrıca Kadastro Mahkemesine ait 2003/24 Esas, 2004/19 Karar sayılı dosya da celbedilerek, kamulaştırma ile ilgili belgelerin olup olmadığının araştırılması, tüm belge ve bilgilerin karşılaştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesi ile direnme kararının değişik gerekçe ve nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir.
D.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı Sonrası Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davanın davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davacılar ... vd., davalılar ... ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkileri ... ve ...'un dava konusu taşınmazda 307/1310720 hisse ile malik olup hisse karşılığı 174.852,00 TL'ye hükmedilmesi gerekirken, 2006 yılında açılan davanın taraflardan olduğunun yanılgısı ile 100.378,00 TL'ye hükmedildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkil idare yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, ancak davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verip lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, tefrik edilirken kendilerine de tebligat yapıldığını, tefrik edilen dosyayı da takip ettiklerini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf teşkilinin sağlanmadığını, hükümde davacıların paylarının hangi tapu maliki muristen geldiğini açıkça belirtmediğini, ... ve ...'nın ölü olmasına rağmen kararda yer verildiğini, dava konusu taşınmazın Antalya Kadastro Mahkemesinin 2018/341 Esas sayılı dosyasında davalı olduğunu, tespitin kesinleşmediğini, davanın sonucunun eldeki davaları etkileyebileceğini, bu nedenle bekletici mesele yapılması gerektiğini, dava konusu taşınmazın usulüne uygun olarak kamulaştırıldığını, her ne kadar açılan tescil davasında kayyım kamulaştırmadan haberdar olmadığını kendisine tebligat yapılmadığını ileri sürmüş ise de takip ettiği tescil dosyasında tüm kamulaştırma evraklarının mevcut olduğunu, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede aynı şekilde kayyımla temsil edilen taşınmazlara ilişkin kamulaştırmalarda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından kamulaştırmaların geçerli olduğunun kabul edildiğini, hak ihlali tespit edilmediğini, tespit edilen bedelin yüksek olduğunu, kararın gerekçesiz olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz değerinin tespit edilmesi ve bedelin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu Antalya ili, ... , ... Mahallesinde bulunan 52 79... sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı ... Başkanlığından tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre bir kısım davacılar ... vd., davalılar ... ve ... vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Bir kısım davacıların Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/30 Esas, 2021/89 Karar sayılı dosyasında dava konusu taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığından bahisle dava açtıkları açılan davanın reddine karar verildiği ve kesinleştiği, bunun üzerinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundukları, Anayasa Mahkemesinin 2014/3303 bireysel başvuru numaralı kararı ile başvurunun kabulü ile ihlalin sonuçlarını ortadan kaldırmak üzere yeniden yargılama yapılmasına karar verildiği, yapılan yargılama sonucunda davacıların kendi payları ile murislerinden intikal eden paylarının bedelinin tahsiline karar verildiği, kararın Dairemiz denetiminden geçerek 14.10.2025 tarihli ve 2024/11413 Esas, 2025/12860 sayılı Karar ile düzeltilerek onandığı anlaşılmıştır. Bu durumda eldeki dosya ile Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/30 Esas, 2021/89 Karar sayılı dosyasının tarafları karşılaştırılarak o dosyada bedeli alınan hisseler bakımından bu dosyadaki taleplerin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mükerrer ödeme olacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 5. Bir kısım davacıların tapu maliki olmadığı, tapu maliki murislerinden intikal eden payların karşılığına hükmediliği anlaşılmış olup, güncel tapu kaydı getirtilerek tescil hükmünün infazının sağlanması için tapu maliki olmayan davacının hangi tapu maliki murisinden kendisine intikal eden payın bedelinin tapusunun iptaline karar verildiğinin hüküm açıkça belirtilmesi gerekir.
6. Davacılardan ... ve ...'un dava konusu taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığından bahisle 31.10.2014 tarihinde Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/490 Esas sayılı dosyası ile dava açtıkları, eldeki dosya ile birleştirilmesine karar verildiği, bu itibarla adı geçen davacılar yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporundaki 2014 yılı itibarıyla takdir edilen bedel üzerinden paylarına düşen bedellerin hesaplanması gerekirken eksik bedele hükmedilmesi hatalıdır.
7. Davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar ... vd., davalılar ... ve ... vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Temyiz edenlerden peşin alınan temyiz harçlarının istek hâlinde iadesine,
Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin temyiz eden davacıdan alınarak davalı ... ödenmesine,
04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.