Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/13521 E. 2025/9781 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13521
Karar No
2025/9781
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2674 Esas, 2024/2913 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya direnme kararı verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce direnme kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle, dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararı üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme sonunda Dairemiz bozma kararı uygun bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 11117 ada 14 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için kıymet takdir komisyonu raporunda belirlenen bedelin düşük olduğunu, yapılacak keşif neticesinde gerçek değerinin tespitini, yargılama sonucunda tespit edilecek bedele kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 16.09.2021 tarihli ve 2020/144 Esas, 2021/2236 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planında E=0,50 yapılaşma koşullu kentsel çalışma alanı olarak ayrıldığı, bu nedenle arsa niteliğinde olduğu, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılıp, dava konusu taşınmazın imar parseli, emsal taşınmazın ise kadastro parseli olduğu belirlendiğinden düzenleme ortaklık payı oranında ekleme yapılması, taşınmaz üzerinde önceden kurulmuş bulunan irtifak hakkı nedeniyle ödemesi yapılmış bulunan değer kaybı oranında indirim yapılmasının yöntem olarak doğru olduğu, ancak taşınmazda tescil edilmiş olan 720,81 m² irtifak alanına göre en fazla %11,97 oranında değer kaybı olacağı dikkate alınmadan %24 oranında indirim yapılması doğru görülmemiş, enerji nakil hattının taşınmazın kenarından geçtiği anlaşıldığından %9 oranında indirim yapılması yerinde görülmüş buna göre metrekare birim değerinin 2.795,50 TL/m² olması gerektiği sonucuna varılmış olup, pilon yeri bedeli 179.079,73 TL olarak hesaplanmış ise de istinafa gelen tarafın sıfatı gözetildiğinde bu hususun aleyhe değerlendirilmediği, taşınmazın imar planı notlarında yapılaşma esnasında davacı kurumdan görüş alınması gerektiği belirtilmiş olup, pilon nedeniyle hem yapılaşma kısıtlaması hem de yola cephesinde daralma olduğu dikkate alındığında kalan kısımda değer azalışı oluştuğu kanaatine varıldığı, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerekmekte ise de istinafa gelen tarafın sıfatı dikkate alınarak bu hususun düzeltilmediği, ancak kamulaştırma bedelinin nemasıyla birlikte derhal davalıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği, her ne kadar faiz bitiş tarihinin nemalandırılmasına karar verilen miktar yönünden bedelin ödenmesi tarihi olması gerekmekte ise de; istinafa gelen tarafın sıfatı dikkate alınarak bu yanılgının düzeltilmesinin aleyhe sonuç doğuracağının dikkate alındığı belirtilerek davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 16.09.2021 tarihli ve 2020/144 Esas, 2021/2236 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısmının yüzölçümü, geometrik durumu ve dava konusu pilon yeri kamulaştırması nedeniyle arta kalan alanda yapılaşma yönünden kısıtlama getirilmediği dikkate alındığında bu kısımda değer azalışı olamayacağı gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı biçimde fazla bedel tespitinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 09.06.2022 tarihli ve 2022/1463 Esas, 2022/1809 Karar sayılı kararı ile önceki kararda aynı gerekçeyle direnme kararı verilmiştir. C. Dairemizce Yapılan İnceleme Sonucu Dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna Gönderilmesi Kararı Dairemiz bozma kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir. D. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29.05.2024 tarihli ve 2022/5-1191 Esas, 2024/291 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazda keşif yapılmış, İlk Derece Mahkemesince, dava konusu yerin sanayi alanı içerisinde boş vaziyette bulunduğu, çevresinde yollar ve sanayi yerleşim alanlarının olduğu, üzerinde yüksek ve büyük denilebilecek enerji iletim hattının bulunduğu, dört ayak üzerine yerleştirildiği, zeminden anlaşıldığı üzere öncesinin kazılarak daha geniş bir alana bu hattın inşa edildiğinin gözlemlendiği, bilirkişi kurulu raporuna göre krokide (B) harfi ile gösterilen 64,06 m²lik alanın kamulaştırma alanı içerisinde, (A) harfi ile gösterilen 2.944,38 m²lik alanın ise kamulaştırma hattı dışında kaldığı, taşınmazın kamulaştırma dışında kalan kısmının imar planı nitelikli olduğu, parselin geometrisi ve cephesi incelendiğinde kalan kısmının kullanımına kısıtlılık getirmeyeceği tespitinde bulunulduğu, dosya içerisinde yer alan .... Belediye Başkanlığının 07.01.2019 tarihli yazısında, ... Mahallesi 11117 ada 14 parselin 1/1000 ölçekli uygulama imar planında E: 0,50 emsalli, 7,00 m gabarili yapılaşma koşuluna sahip kentsel çalışma alanında kaldığı, parsel yakınında ... hattı geçtiğinden ... plan notlarına tabi olduğu, parsel üzerinde enerji nakil hattı geçtiği için yapılaşma esnasında ilgili kurumdan görüş alınması gerektiğinin bildirildiği, somut olay incelendiğinde taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan bölümünün yüzölçümü, geometrik durumu ve dava konusu pilon yeri kamulaştırılması nedeniyle arta kalan alanda yapılaşma yönünden kısıtlama getirilmediği hususu dikkate alındığında bu kısımda değer azalışı olamayacağı kanaatine varıldığı, hâl böyle olunca Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki hükümde direnilmesinin doğru görülmediği belirtilerek direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir. E. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında belirtilen kararı ile uyulan Yargıtay bozma kararı doğrultusunda pilon nedeniyle taşınmazda değer azalışı oluşmayacağı kabul edilerek kamulaştırma bedelinin 149.580,00 TL olarak tespiti ile kamulaştırma bedelinin nemasıyla birlikte derhal davalıya ödenmesine, her ne kadar faiz bitiş tarihinin nemalandırılmasına karar verilen miktar yönünden bedelin ödenmesi tarihi olması gerekmekte ise de istinafa gelen tarafın sıfatı dikkate alınarak bu yanılgının düzeltilmesinin aleyhe sonuç doğuracağının dikkate alındığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun bozma kararına uyularak hüküm tesis edildiğini, ancak duruşma yapılmış olmakla birlikte istinaf duruşması için müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ve Yargıtay içtihatları uyarınca müvekkili idare lehine istinaf duruşma vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13521, K. 2025/9781, T. 26.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-13521-e-2025-9781-k-61ac2bfcdd75