Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/12663 E. 2025/10733 K.
Konu: Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/12663
- Karar No
- 2025/10733
- Karar Tarihi
- Konu
- Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2384 Esas, 2024/2004 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Küçükçekmece 1. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/169 Esas, 2021/809 Karar
Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı şirketin tapuda 1358 ada 1 parselde kayıtlı İstanbul ili, ... adresinde bulunan iki adet dükkan vasfındaki gayrimenkulün maliki olduğunu, söz konusu gayrimenkulün bulunduğu yerde bulunan davalı şirketin, yine Aynı F1 Blokta bulunan dükkan Numara 5 teki işyerinin önünde bulunan kaldırımı dükkanın içine katarak usulsüz bir şekilde kullanım alanını genişlettiğini, binanın dış görünümünü bozacak şekilde binaların projesine aykırı yapılaşma yaptığını ve İmar Kanunu'na aykırı davrandığını, yapılan tüm sözlü uyarılar ve eski hale getirme taleplerinin sonuçsuz kaldığını, bu sebepten yapının projeye uyğun olarak eski hale getirilmesi gerektiğini belirterek, davalı tarafından gerçekleştirilmiş olan tüm projeye aykırılıkların ve işgallerin ortadan kaldırılmasına, yıkılarak aykırılığın giderilmesine, eski hale getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... Mağazaları Aş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davaya konu taşınmazda kiracı sıfatı ile faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin söz konusu taşınmazın maliki olmadığını, davacının proje ve İmar Kanunu'na aykırı yapıldığını iddia ettiği bölümün yönetim planında ticari büyüme alanı olarak belirtildiğini, yönetim planı ile davaya konu bölümün ilgili bağımsız bölüm maliklerinin kullanımına bırakıldığını, müvekkili şirketin önünde bulunan alanın usulsüz olarak dükkan içine dahil edilmesi ya da projeye aykırı davranılmasının söz konusu olmadığını, müvekkili şirketin dava konusu taşımazı kira sözleşmesine istinaden kullandığını, müvekkili şirketin davaya konu mecur üzerinde yapmış olduğu herhangi bir projeye aykırı eylemi bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından kullanılan davaya konu alanın ortak alan olmadığını, projeye aykırı olduğu iddia edilen bölümün 21.07.2016 tarihinde geçici yönetim kurulunun onayı ile yapılması kararının alındığını, söz konusu bölümün yapılmasına ilişkin tüm başvuru ve izinlerin kiraya veren kat maliki tarafından alındığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı ... Mağazaları Aş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin market olarak kullandığı alan ortak alan olmayıp bitişik işyerlerinde olduğu gibi davacının da kendi önünde bulunan ticari büyüme alanı olarak ayrılmış bölüm olduğunu, ortak alana müdahale de söz konusu olmadığını, bilirkişinin eksik araştırma ile oluşturduğu rapora dayalı olarak karar verildiğini, tapu kaydı ve yönetim planına dikkat edilmediğini ileri sürmüştür.
2.Dahili davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu alan, sitenin ortak alanı olmadığı gibi sadece davalı şirket, kiracısı ve müşterilerine tahsis edildiğini, ne davacı tarafa ne de bir başka 3. kişinin alanına müdahale söz konusu olmadığını, bilirkişinin raporunu eksik araştırma ile hazırladığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu sitenin tüm kat maliklerini bağlayan sözleşme niteliğindeki, yönetim planının 5-B-C maddelerinde ana taşınmazın ortak yerleri ile ilgili düzenlemeler bulunduğu, Mahkemece yapılan keşif sonucu, bilirkişi raporunda; Tapu Müdürlüğünden getirtilen kat irtifakına/mülkiyetine esas mimari proje incelendiğinde avlu olarak tasarlandığı, kapatılan alanının mimari projesine aykırılık oluşturduğu, yönetim planına göre blokların mimari projesinde olmayan mimari yapıyı bozacak her tür ilavelerin yapılması için öncelikle gerekli iznin alınmasını şart koştuğu, açık avlunun kapatılmasının yönetim planına da aykırı olduğu, davalının bağımsız bölümün açık avlusunu, projeye aykırı olarak kapatmış olmasının Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 19 uncu maddesi hükmüne aykırılık oluşturduğu, avlu alanının projesinde olduğu gibi açık olarak eski hale getirilmesi gerektiği bildirmiş, tüm kat maliklerini bağlayan sözleşme niteliğindeki yönetim planının bütün kat malikleriyle külli ve cüzi haleflerini bağlayacağından mahkemece verilen karar da bir hata bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve dahili davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar etmiştir.
2.Dahili davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ve dahili davalı vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı ve dahili davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.