Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/12656 E. 2025/10341 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12656
Karar No
2025/10341
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/8 Esas, 2024/219 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 ncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, ..., ... Mahallesi 3.104 m² miktarlı 799 parsel sayılı taşınmazın tamamı ve ... Mahallesi 13.020 m² miktarlı 140 parsel sayılı taşınmazın tamamı üzerindeki muhtesatlar ile birlikte kamulaştırıldığını, dava konusu taşınmazlar üzerinde bulunan muhdesatlar nedeniyle şagil durumunda bulunan davalılara tebligat çıkarılmasına rağmen davalıların davete icabet etmediklerini, davalıların belirlenen bedel üzerinden uzlaşmaya gelmemesi üzerine mülkiyeti davalılara ait olan dava konusu 799 parsel ve 140 parsel sayılı taşınmazlar ile üzerinde bulunan davalılara ait muhdesatların kamulaştırma bedelinin tespitine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde eksiklikler bulunduğunu, bu eksikliklerin giderilmesini, Antalya 2. İdare Mahkemesinde 2011/1608 Esas numarası ile açılan iptal davasının bekletici mesele yapılmasını talep etmiş, ayrıca taşınmazların Antalya Havalimanı uçuş koridoru altında bulunduğundan şahıslar arası satışların düşük bedelle yapıldığını, taşınmazın imar durumunun da aynı nedenle az katlı yapılaşmaya müsait olarak düzenlendiğini, kamulaştırmayı yapan kurumun kendisinden kaynaklanan kısıtlama nedeniyle taşınmazın değerinin azalmasına neden olduğundan bu kısıtlamanın yarattığı avantajdan yararlanamayacağını, izah edilen nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 25.05.2015 tarihli ve 2011/382 Esas, 2015/148 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 25.05.2015 tarihli ve 2011/382 Esas, 2015/148 Karar sayılı kararı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda, dava konusu taşınmaz üzerindeki yapıların 2011 olan değerlendirme yılına ait Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yayımlanan resmî fiyat listesine göre yapıların sınıfı belirlenip buna göre belirlenen fiyat üzerinden, yıpranma payları da düşülmek suretiyle bedele hükmedilmesi gerekirken, levazım bedeline hükmedilmesi, dava konusu taşınmaz üzerindeki ağaçların yaş ve cinslerine göre 2011 yılı itibarıyla rayiç fiyatlarını gösterir listenin İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden getirtilip, raporun denetlenmesinden sonra enkazının mal sahibine bırakılıp bırakılmadığı da araştırılmak suretiyle değerlendirme yapmak gerektiğinin düşünülmemesi ve davalılardan ...'a ait olduğu belirtilen sondaj bedeline hükmedilmemiş olması doğru görülmeyerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 24.03.2021 tarihli ve 2018/458 Esas, 2021/245 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 24.03.2021 tarihli ve 2018/458 Esas, 2021/245 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Mahkemece verilen ilk kararın Dairemizin 2017/8987 Esas, 2017/12263 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmaz üzerindeki yapıların 2011 olan değerlendirme tarihine ait Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yayımlanan resmi fiyat listesine göre yapıların sınıfı belirlenip buna göre belirlenen fiyat üzerinden, yıpranma payları da düşülmek suretiyle bedele hükmedilmesi gerekirken, levazım bedeline hükmedilmesi ve dava konusu taşınmaz üzerindeki ağaçların yaş ve cinslerine göre 2011 yılı itibarıyla rayiç fiyatlarını gösterir listenin İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden getirtilip, raporun denetlenmesinden sonra enkazının mal sahibine bırakılıp bırakılmadığı da araştırılmak suretiyle değerlendirme yapmak gerektiğinin düşünülmemesi isabetsiz bulunarak bozulduğu belirtilerek , taşınmazların üzerinde bulunan seralar bozma ilâmına konu edilmediği hâlde, bozma sonrası alınan bilirkişi raporlarında sera bedellerinin taraflar yönünden kesinleştiği gözetilmeksizin yeniden hesaplama yapan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması ve dava konusu taşınmaz üzerindeki yapıların 2011 olan değerlendirme yılına ait Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yayımlanan resmî fiyat listesine göre yapıların sınıfı belirlenip buna göre belirlenen fiyat üzerinden, yıpranma payları da düşülmek suretiyle bedele hükmedilmesi gerekirken bedellere müteaahhit karının da eklenmesi doğru görülmeyerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; vekâlet ücretinin hatalı belirtildiğini, faiz hükmünün hatlı olduğunu, cam ve plastik sera bedellerinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yayımlanan yapı birim fiyat listesine göre değerlendirilmesinin kabul edilemez olduğunu, mudesat, ağaç ve yapı bedellerinin doğru hesaplanmadığını, davacı idare yararına vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; hangi bilirkişi raporunun hükme esas alındığının anlaşılamadığını, bozma ilamında belirtildiği şekilde arz üzerinde bulunan yapısal ve zirai muhtesatların yalnızca yıpranma payı düşülmek suretiyle hesap edilecek bedele hükmedilmesi gerekirken levazım bedeline hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kaldı ki kaim bedel levazım bedelinden daha yüksek olacağından yeni kararda kamulaştırma bedelinin nasıl azaldığının anlaşılamadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazda bulunan muhdesat kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak, üzerindeki yapılara, plastik ve cam seralara resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek; ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumu dikkate alınmak suretiyle değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar vekilinin tüm, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. Buna karşın davacı idare tarafından 3.390.094,78TL bloke edildiği, tespit edilen kamulaştırma bedelinin 2.118.205,83 TL olduğu gözetilerek fazla yatan bedelin davalılar tarafından bankadan çekilmişse çekildiği tarihe kadar varsa işlemiş nemaları ile davalılardan alınarak davacıya iadesine, çekilmemişse işlemiş nemalarıyla birlikte davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken, iadeye ilişkin hüküm kurulmaması bozmayı gerektirir. 5. Dava dört ay içinde sonuçlandırılmadığından 09.01.2012 tarihinden ilk karar tarihine kadar faiz işletilmesi gerekirken dava tarihinden karar tarihine kadar faiz işletilmesi de hatalıdır. 6. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinine göre davalılar vekili yararına 17.900,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken 19.700,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacılar vekilinin tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının a) (4) numaralı bendinin hükümden çıkartılması, yerine ... dışındaki davalılar için tespit edilen kamulaştırma bedeline 09.01.2012 tarihinden ilk karar tarihi olan 25.05.2015 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine, ... yönünden ise 406.598,17 TL bedele 09.01.2012 tarihinden ilk karar tarihi olan 25.05.2015 tarihine, 6917,22 TL bedele ise aynı tarihten son karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesine'' cümlesinin yazılması, b) Ayrı bir bent olarak ''tespit edilen toplam kamulaştırma bedeli olan 2.118.205,83 TL'nin davacı idarece bloke edilen 3.390.094,78 TL den mahsubu neticesinde bakiye 1.271.888,95 TL davalılar tarafından bankadan çekilmişse çekildiği tarihe kadar varsa işlemiş nemaları ile davalılardan alınarak davacıya iadesine'' çekilmemişse işlemiş nemalarıyla birlikte davacıya iadesine'' cümlesinin yazılması, c) Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının (8) numaralı bendinde geçen ''19.700'' sayısının hükümden çıkartılarak ''17.900'' sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/12656, K. 2025/10341, T. 03.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-12656-e-2025-10341-k-e2b55cc488b4