Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11294 E. 2025/6714 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11294
Karar No
2025/6714
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/87 Esas, 2024/338 Karar KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli ile ecrimisilin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, kesinlik, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3473 parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından fiilen yol yapılarak el atıldığını bu nedenle taşınmaz bedeli ile ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın mülga 6830 sayılı İstimlak Kanunu (6830 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca usulüne uygun olarak 1976 yılında kamulaştırıldığını, dava konusu taşınmazın geldisi 1543 ve 1554 parseller olup bu parsellerin tevhidi sonucu oluştuğunu, Korkuteli-Elmalı-Finike Devlet yolu güzergahında kalmaları nedeniyle 18.08.1976 tarihli ve 1976/183 kamu yararı kararına dayanarak o tarihte mülkiyetleri itirazlı iken kamulaştırma işlemlerinin başladığını, tapu maliki şirketin dava konusu taşınmazı satın aldığını, hak sahiplerine usulüne uygun kamulaştırma evraklarının tebliğ edildiğini, bu nedenle usulüne uygun kamulaştırma işlemleri nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 17.06.2015 tarihli ve 2014/135 Esas, 2015/255 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 17.06.2015 tarihli ve 2014/135 Esas, 2015/255 Karar sayılı kararı karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki bilgi ve belgelerden dava konusu taşınmazın mülkiyetinin ihtilaflı olduğu anlaşıldığından mülkiyet ihtilafına ilişkin kadastro mahkemesi dosyasının bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa dosyası ve taşınmazın tedavüllü tapu kayıtları da getirtilip davacıların malik olup olmadığı belirlenmeden ayrıca dava konusu taşınmazın ... tarafından daha önceden kamulaştırıldığı ileri sürüldüğünden, kamulaştırmaya ilişkin tüm evrak, getirtilip, mahallinde keşif yapılmak suretiyle, kamulaştırma krokisi ile el atıldığı iddia edilen alanının krokisi çakıştırılarak, dava konusu el atılan taşınmazın ... kamulaştırma alanında kalıp kalmadığına ilişkin rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 30.09.2021 tarihli ve 2019/297 Esas, 2021/559 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; Mahkemece verilen ilk kararda dava konusu taşınmazın metrekare bedelinin 8,40 TL belirlenerek bu bedel üzerinden kamulaştırma bedelinin tespit edildiği ve bu hususun bozmaya konu edilmediği anlaşıldığı hâlde bozma ilamı sonrası davalı idare lehine oluşan usuli kazanılmış hak ilkesi ihlal edilerek taşınmazın m² birim bedelinin 43,10 TL olarak kabulü ile fazla kamulaştırma bedeline hükmedilmesi, Dairemiz bozma ilamında ecrimisil hesabına ilişkin herhangi bir bozma yapılmadığı ve mahkemece bozma ilamına uyulduğu hâlde fazlaya hükmedilmiş olması, dosya içerisindeki fen bilirkişi raporu ve ekli krokilere göre dava konusu taşınmaza fiilen el atılan kısmın bedeline hükmedilmesi gerekirken, kamulaştırma alanında olduğu belirtilen kısmın bedeline hükmedilmiş olması, dava konusu taşınmaza el atma tarihinin 1983 yılı öncesi olduğu dikkate alınarak maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi, davanın kısmen kabulüne karar verildiği hâlde, yargılama giderlerinin tamamından davalı idarenin sorumlu tutulması ve tapu kaydında bulunan takyidatların bedele yansıtılması gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmeyerek kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin düşük olduğunu, el atılan kısmın bedelinin hesaplanması gerektiğini, idarenin taşınmazı daha önce kamulaştırdığı iddiasının doğru olmadığını belirterek kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki davacı ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır. 2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/11294, K. 2025/6714, T. 30.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-11294-e-2025-6714-k-9af0982f9a79