Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11288 E. 2025/8664 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11288
- Karar No
- 2025/8664
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/227 Esas, 2023/509 Karar DAVA TARİHİ : 03.03.2016 KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen çekişmeli taşınmazın kesinleşen kıyı kenar çizgisi içinde kaldığından, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazminine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı birleştirilen dava davacıları ile davalı Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1480 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının ... tarafından açılan tapu iptal ve tescil davası sonucunda iptal edilerek taşınmazın kıyı vasfı ile terkinine karar verildiğini, bu durumun müvekkilinin mülkiyet hakkını ihlâl ettiğini belirterek müvekkilinin uğradığı zararın tazminini talep etmiştir.
2. Birleştirilen davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin maliki olduğu İstanbul ili, ... ilçesi, .... Mahallesi 1480 parsel sayılı taşınmazın 2.290 m²lik kısmının tapu kaydının ... tarafından açılan tapu iptal ve tescil davası sonucunda iptal edilerek taşınmazın kıyı vasfı ile terkinine karar verildiğini, bu durumun müvekkillerinin mülkiyet hakkını ihlâl ettiğini belirterek müvekkillerinin uğradığı zararın, arta kalan kısımdaki değer azalışı bedelinin ve yoksun kaldıkları kârın tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; kıyıların özel mülkiyete konu olmasının mümkün olamayacağını, bu alanlar için tazminat talep etme hakkı bulunmadığını, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre nedeniyle reddinin gerektiğini ve bu tür davalarda yasal hasım olan ve davanın açılmasına sebebiyet vermeyen Hazine aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesini belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.10.2021 tarihli ve 2018/227 Esas, 2021/411 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 14.10.2021 tarihli ve 2018/227 Esas, 2021/411 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde birleştirilen dava davacıları ile davalı Hazine vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 21.06.2022 tarihli ve 2022/252 Esas, 2022/1791 Karar sayılı kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın değeri 700,00 TL/m² olarak belirlemiş ise de aynı parsele ilişkin olarak diğer hissedar Hüseyin Çobanoğlu tarafından İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/207 Esas sayılı dosyasında taşınmazın metrekare birim değerinin 800,00 TL olarak belirlendiği, söz konusu dosyanın Daire ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesi incelenmesinden geçerek kesinleştiği, dava konusu taşınmazın 800,00 TL/m² değerinde olduğu, buna göre davacı ...'e ait 812/7328 hisseye isabet eden zararın 2.290,00 m² x 800,00 TL/m² x 812/7328 = 203.000,00 TL, davacı ... ile diğer birleştirilen davacı ...'e ait 250/7328 hisseye isabet eden zararın ise 2.290,00 m² x 800,00 TL/m² x 250/7328 = 62.500,00 TL olduğu; ancak asıl ve birleştirilen dosyada davacılar vekili tarafından bedel artırım dilekçesi ile İlk Derecesi Mahkemesince hükmedilen tazminat bedelinin talep edildiği ve bu miktara göre talebin harçlandırıldığı, taleple bağlılık ilkesi gereği verilen hükmün usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle birleştirilen dava davacıları ile davalı Hazine vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 21.06.2022 tarihli ve 2022/252 Esas, 2022/1791 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde birleştirilen dava davacıları ile davalı Hazine vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi kararında isabetli olarak Dairemiz denetiminden geçen İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/207 Esas, 2019/100 Karar sayılı paydaş dosyasının dikkate alınması gerektiği belirtilerek 800,00 TL/m² zemin birim bedeli üzerinden hesaplama yapılmışsa da, istinaf yoluna başvuran birleştirilen dava davacıları dikkate alınmak suretiyle taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek bu hususta İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekirken, verilen hükmün usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmesinin doğru görülmediği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsiline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleştirilen dava davacıları ile davalı Hazine vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Birleştirilen dava davacıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilleri yönünden hatalı tespit ve değerlendirme ile eksik tazminat ödenmesine hükmedildiğini, ıslah dilekçelerinin dikkate alınmadığını, dava konusu taşınmazın 2.290 m²lik kısmının tapu kaydının terkin edilmesi sebebiyle arta kalan 1.375 m²lik kısmındaki değer azalışı bedeline ve taşınmazın bedelsiz terkini aşamasında mülkiyet hakkının kullanılamaması nedeniyle yoksun kalınan kâra ilişkin talepler yönünden herhangi bir hüküm kurulmadığını, tespit edilen tazminat tutarının düşük olduğunu, dosyaya sundukları uzman görüşünün dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; kıyıların özel mülkiyete konu olmasının mümkün olamayacağını, bu alanlar için tazminat talep etme hakkı bulunmadığını, dava konusu taşınmazın tarla vasfında olduğu halde arsa olarak nitelendirildiğini, tespit edilen tazminat tutarının yüksek olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Hazine vekilinin tüm, birleştirilen dava davacılarının aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince uyulan bozma kararında Dairemiz denetiminden geçen İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/207 Esas, 2019/100 Karar sayılı paydaş dosyasında zemin metrekare birim bedelinin 800,00 TL/m² olarak belirlendiği ve kanun yoluna başvuran birleştirilen dava davacılarının payları dikkate alınmak suretiyle taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek bu hususta hüküm kurulması gerektiği belirtilmesine rağmen, bozma sonrasında verilen kararda birleştirilen dava davacıları yönünden yine 700,00 TL/m² zemin birim bedeli üzerinden ve bu defa ıslah dilekçesinde artırılan bedel de dikkate alınmaksızın hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı Hazine vekilinin tüm, birleştirilen dava davacılarının diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Birleştirilen dava davacılarının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Birleştirilen dava davacılarından peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 2.295,70 TL temyize başvurma harcının birleştirilen dava davacılardan alınmasına, 29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.