Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11220 E. 2025/9669 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11220
- Karar No
- 2025/9669
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2683 Esas, 2023/1648 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddi ile kamu düzeni gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1333 parsel sayılı taşınmazın müvekkillerinin murisi ... adına kayıtlı olduğunu, taşınmaza davalı idarenin yol yaparak fiilen el attığını, bu yol yapılırken müvekkillerinin murisine herhangi bir kamulaştırma bedeli ödenmediğini ve geçerli bir kamulaştırma işlemi yapılmadığını, bu nedenlerle müvekkillerinin hisselerinin dava tarihi itibari ile Mahkemece belirlenecek olan piyasa rayiç değerinin yasal faizi ile birlikte tazminat olarak davalı idareden alınarak davacı müvekkillere ödenmesine ve dava konusu taşınmazdaki davacılara ait hisselerin geriye dönük 5 yıllık ecrimisil miktarının tespiti ile her yıl dönem sonundan başlamak üzere işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerden tahsil edilerek ayrı ayrı müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle;...Devlet Yolunun davacılar murisi ... adına kurum kamulaştırma numarası verilerek, 04.04.1973 tarihli ve 1973/48 sayılı kamu yararı kararı gereğince kamulaştırma işlemine tabi tutulduğunu, kamulaştırma işlemine tabi tutulduğunu, kamulaştırma durumunu bildirir tebligatın taşınmaz sahibi ....'a ... 3. Noterliği kanalı ve posta marifetiyle 08.01.1974 tarihinde ... sayı ile gönderilen tebligat, 28.01.1974 tarihinde muhatabın kendisine tebliğ edildiğini, dava konusu taşınmazın kamulaştırma tarihinde yürürlükte olan 6830 sayılı İstimlak Kanun'u hükümlerine uygun şekilde kamulaştırılmış olduğunu, bu nedenlerle açılan davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, tespit edilen kamulaştırmasız el atma bedelinin ve ecrimisilin davacı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın tapudan terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın daha önceden usulüne uygun kamulaştırıldığını, Noter tebligatının davacılar murisi ...'a 28.01.1974 tarihinde bizzat kendisine tebliğ edildiğini, kamulaştırma bedelinin bankaya yatırıldığını, usulüne uygun kamulaştırmanın olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, net gelir metodu uygulanırken üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ünden fazla olamayacağı şeklinde uygulama yapılmasının doğru olmadığını, sulama kaynağı gösterilmeksizin taşınmazın sulu kabulünün hatalı olduğunu, sulu kabul edilecekse de sulama giderlerinin üretim giderleri arasında gösterilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu .... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1333 parsel sayılı taşınmazın 04.04.1973 tarihli ve 1973/48 sayılı kamu yararı kararı gereğince kamulaştırma işlemine tabi tutulduğu, kamulaştırılması sırasında taşınmazın o zamanki maliki davacılar murisi ... oğlu ...'a kamulaştırma belgelerinin ... 3.Noterliğinin 08.01.1974 tarihli ve ... yevmiye nolu işlemiyle 28.01.1974 tarihinde bizzat kendisine tebliğ edildiğinin dosyada mevcut tebligat parçasından anlaşıldığı, kamulaştırma bedelinin ... Bankası ... Şubesine depo edildiği, bu nedenlerle usulüne uygun yapılmış bir kamulaştırmanın mevcut olduğunun kabulünün gerektiği, geçerli bir kamulaştırma olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince geçersiz bir kamulaştırma olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, gözetilerek davanın reddine dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; İstinaf Mahkemesinin kararının hukuka ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, kamulaştırma evrakının tebliğ mazbatası incelendiğinde her ne kadar mazbatanın üst kısmında "Kendisi" yazsa da söz konusu tebligatın en altında "... köyü ... " yazmakta ve ok işareti ile atılı olan imzanın bekçiye ait olduğu belirtildiğini, yine bekçiye ait olan imzanın yanında bir imza daha bulunsa da bu imzanın yanında ise "... sevk" ibaresi olduğunu, ama ...'nde hangi adrese sevk edildiğine ilişkin bir adres bulunmadığını, noterlikçe dosyaya gönderilen evrakların hiçbirinde müvekkillerin murisine ait olduğu belirtilen bir imza veya açıklama bulunmadığını, bedelin depo edildiğine dair açıklamanın olmadığını, taşınmazın davacıların murisleri ... adına tapulama işlemi ile tescil edildiği tarihli ve 21.03.1978 olduğunu, davalı idarenin ise yapmış olduğunu iddia ettiği kamulaştırma işlemi tarihi 04.04.1973 olup kamulaştırma işlemi yapıldıktan sonra taşınmazın bulunduğu bölgede kadastro tespiti yapıldığı ve dava konusu taşınmaz davacıların murisi adına tescil edildiğini, davalı idarece 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde davacıların murisi ...'a karşı herhangi bir tespite itiraz davası açılıp açılmadığı sorulmuş, davalı idare 22.04.2022 tarihli yazı cevabı ile herhangi bir tespite itiraz davası açılmadığını bildirildiğinden İstinaf Mahkemesince verilen karar yerinde olmadığından kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tespiti ve davalı idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacılar vekilinden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.