Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10762 E. 2025/9795 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10762
Karar No
2025/9795
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/445 Esas, 2024/1752 Karar KARAR : Esastan ret Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli ile ecrimisilin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ..., ... Mahallesi 62 parsel sayılı taşınmaza fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin ve ecrimisilin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, zaman aşımı definde bulunduklarını, müvekkil idareye husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu edilen taşınmaza müvekkilin herhangi bir müdahalesinin veya el atmasının söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine ve yargılama giderleriyle ücreti vekâletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; keşfin usulüne uygun yapılmadığını, taşınmazın sular altında kalmadan önce 1. sınıf sulu tarım arazisi olduğunu, davalı tarafından yapılan yapay kanallardan sızan sular nedeniyle taşınmazın bataklık haline geldiğini ve yılın 12 ayı tamamen sular içinde kaldığını, taşkın ve sellere karşı taşınmazların korunması amacıyla her türlü işlemden davalının sorumlu olduğunu, davalıya ait yapay beton kanallar nedeniyle başka taşınmazların da etkilenerek bataklık hâlini aldığını, bilirkişilerce toprak yapısının bozulup bozulmadığına ilişkin toprak numunesi almadığını, taşınmazdaki metrelerce uzunluktaki kamışların biçilmesi ve bu üründen verim alınmasının mümkün olmadığını, kamulaştırmasız el atma şartları oluşmasına rağmen davanın reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile teknik bilirkişi raporlarında yer alan sulama kanalarının görüntüsü birlikte değerlendirildiğinde dava konusu taşınmazın jeolojik durumu, doğal yapısı, çevresinin kısmen tepelikler ile çevrili olması ve taşınmazın büyük çoğunluğunun düşük kotta kalması sebebiyle mevsimsel yağışlar, çevresel sular ve benzeri akarlar ile doğal yollardan gelen suların bu tür taşınmazlarda taban suyunun yükselmesine sebep olduğu, taşınmazın çevresinde sulama kanallarının varlığı tespit edilmiş ise de taşınmazı etkileyebilecek durumda olmadığı, davalı idarece fiili ve hukuki el atmanın bulunmadığı anlaşılmakla Mahkemece davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/10762, K. 2025/9795, T. 26.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-10762-e-2025-9795-k-e799909d0e5c