Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10168 E. 2025/3218 K.
Konu: Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/10168
- Karar No
- 2025/3218
- Karar Tarihi
- Konu
- Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/26 Esas, 2024/1142 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas 1. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/727 Esas, 2023/1645 Karar Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairece Mahkeme kararının görev yönünden bozulmasına karar verilmiş, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama Sulh Hukuk Mahkemesinde devam etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonuncuda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Milas ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde kain 101 ada 20 parsel üzerinde kurulu ... Tatil sitesi içinde bulunan 9 no'lu bağımsız bölümün maliki olduğunu, davalının da aynı site 4 no'lu bağımsız bölümün maliki olduğunu; davalı tarafın kat maliklerinin ittifakla alınmış bir kararı olmadan, proje-tadilat izni de alınmaksızın imar ve mimari projeye aykırı olarak ve komşularının da ortak kullanım alanlarını işgal ederek çatı katı yaptığını, bu çatı katının kendi taşınmazı sebebiyle hakkı olan ortak kullanımını engellediği gibi görüş alanını da kısıtladığını ve sitenin görünümünü de bozduğunu ileri sürerek 4 no'lu bağımsız bölüm üzerine yapılan usulsüz inşaatın kâl'i ile haksız müdahalenin men'ine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın kendisine yönelttiği bu davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, mimari projelerde şeytan damı olarak adlandırılan bölüm üstünde zaten yarım bir çatı katının bulunduğunu, bu yarım çatı katının site içindeki tüm evlerde mevcut olduğunu, kendisinin ise bu yarım çatı katının açık olan kısmına pergole yaptırdığını ve bunu yaparken de kapalı alan oluşturmadığını, bunun sebebinin ise iklim koşulları yönünden olduğunu, zorunlu olarak yapılan bu pergole masraflarını diğer maliklerden tahsil yoluna dahi gitmediğini ve komşuluk ilişkilerine gerekli özeni gösterdiğini beyan ederek açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının iddiasının aksine komşuların mülkiyet haklarını kullanmalarını engellemeyecek şekilde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 688 inci maddesindeki, maliklerin her biri kendi payı bakımından yasal hak ve yükümlülüklerine sahip olacağına, 692 nci maddesindeki kullanmanın gerekli kıldığı durumlarda yapı işlerine girişmesinin de hakkı olduğuna, imar yönetmeliğinin yapı ruhsatı gerekmeyen inşai faaliyetleri düzenleyen 59 uncu maddesindeki basit tamir ve tadiller, balkonlarda yapılan açılır kapanır katlanır cam panel uygulamaları, korkuluk, pergola, çardak/kameriye ve benzerlerinin yapımı ile bölme duvar, bahçe duvarı, duvar kaplamaları, iç mekânların tasarımına dair iç mekân projesi değişikliği ile taşıyıcı sistemi ve yangın güvenliğini etkilemeyen mahal listesi değişiklikleri de ruhsata tabi olmadığına dair yasal düzenlemelere dayanarak dava konusu gölgeliği (pergola) yaptığını, ayrıca imara aykırı olduğu iddia olunan ve 2017 yılından önce yapılan söz konusu değişiklikler için usulüne uygun olarak 3194 sayılı Kanun ile 7143 Sayılı İmar Kanunu'na eklenen Geçici 16 ncı maddesi ve aynı yıl yayımlanan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslarıyla ortak yerlerede yapılan bu tür yapılarada belge verilmesinde sakınca olmadığına dair tebliğine dayanarak yapı kayıt belgesi de alındığını, Mahkemenin kararında sitenin ortak alanı sayılan çatıya mimari projesine aykırı olan ve kat maliklerin 4/5 onayı alınmadan davalı tarafından izinsiz olarak çatı yapılmış olduğunun kabulü ile yıkım kararı verdiğini, sitedeki tüm çatıla maliklerin ortak alanı ise dava konusu yapının bulunduğu ... Sitesi kat malikler kurulu yönetimin çağrısı üzerine 23.08.2023 tarihinde çoğunlukla toplandığını, kat malikleri kurulu, hazurun listesi, karar defteri, imza sirkülerindende anlaşılacağı gibi ortak çatı katlarında yapılan ve yapılacak olan dava konusuna benzer yapıların görüşüldüğü ve çatıların ortak alanlarına maliklerce dava konusu yapı ve benzerlerinin yapımına toplantıya katılanların oybirliği ile karar verildiğini, bazı kat malikleri aynı doğrultuda kendi rızalarıyla vermiş oldukları dilekçelerle karara katkı sağladıklarını, aynı toplantıda site yönetimine bu sorunun çözümü için değişik kişi ve kademelerle ilişki kurup çalışmada bulunmaya da oy birliği ile yetki verildiğini, dava konusu gölgeliğin davacının görüş alanını engellediği iddiasının da doğru olmadığını, davacının dava konusu yapının kendi görüş alanını kapattığını iddia ettiğini, bilirkişi tutanaklarında iki yapı arasında 1.40 metre kot farkına rağmen engelleme bilirkişilerce derecesi dahi belirtilmeyen kısmen engellemenin mevcut olduğu belirtilmiş ise de bu tespitin doğru olmadığını, kısmi görüş engellemesi varsa bu kendisinin ilavesinden kaynaklanmadığını, bu nedenlerle Mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekili istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece dosya içerisine alınan ikinci bilirkişi raporunun kendisine tebliğ edilmediğinden dosyanın öncelikle usulden reddini talep ettiğini belirterek istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek davanın esastan da bozulmasını talep etmiş. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ana gayrimenkulde mimari projeye aykırı imalatların eski hale getirilmesi ve müdahalenin önlenmesi istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.