Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10023 E. 2025/9553 K.

Konu: Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10023
Karar No
2025/9553
Karar Tarihi
Konu
Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 55. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1536 Esas, 2024/1518 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir. Davalı ... vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24.06.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı vekili Avukat ... gelmiş, davalı ... vekili ile diğer davalılar duruşmaya katılmamıştır. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... ili ... ilçesi 2582 parselde tapuya kayıtlı taşınmazda 4 nolu dubleks mesken olan bağımsız bölümün maliki olduğunu, davalının ise bitişik nizamda bulunan 8 nolu dubleks mesken olan bağımsız bölümün maliki olduğunu, davalının dava konusu taşınmazın mimari projesine, yönetim planına ve kanunlara aykırı olacak şekilde çatı katına pencere açtığını, balkon rengini farklı renge boyadığını, site ortak alanı olan evinin önünde bulunan ... alana beton dökerek saksılar içinde çam ağaçlarıyla kaplamış bulunduğunu, bu duruma ilişkin kendisine ihtarname gönderilmesine rağmen aykırılıkların devam ettiğini, bu nedenlerle ortak alana el atmanın önlenmesi ve eski hale getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından ileri sürülen iddiaların gerçek dışı olduğunu, taşınmaza yapılan pencere açılması ile ilgili yapılan değişikliğin imar affından yararlanılarak resmi ve yasal hale getirildiğini, bahsi geçen ağaçların mazı olarak bilinen süs bitkisi olduğunu, yapılacak keşif ile birlikte görüleceği üzere bitkilerin saksı içinde olup taşınabilir olduğunu, hiç bir şekilde kat maliklerinin ortak alanlarında değişiklik yapılmadığını, davalının konutunda yapmış olduğu değişikliklerin 3194 sayılı İmar Kanunu (3194 sayılı Kanun) ve mevzuatına uygun olduğunu, bu nedenle davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan raporlar ile davalı tarafından ortak alana müdahale edildiğinin ve müdahale edilmesine engel kat maliklerince alınmış bir genel kurul kararı bulunmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davacı tarafın dava dilekçesinde sadece balkonun kapatılan bölümlerinin yıkılması, bahçe alanının tekrar yeşillendirilmesi ve taşınmazın önünde bulunan saksıdaki çam ağaçlarının kaldırılması ile eski hale getirilmesini talep ettiğini, ancak yerel mahkemece talepten fazlasına hükmedilmek suretiyle yönetim planına aykırı olarak pembe renk ile boyamak suretiyle ortak alana vaki el atmanın önlenmesi ile bağımsız bölünün dış cephesinin yönetim planında olduğu gibi beyaz renge boyanmak suretiyle eski hale getirilmesine ve onaylı mimari projeye aykırı olarak çatı katında pencere açmak suretiyle yapılan pencere nedeniyle ortak alana vaki el atmanın önlenmesi ile onaylı mimari projeye uygun olarak pencerenin kaldırılarak yeniden duvar örülmek suretiyle eski hale getirilmesine karar verildiğini, dava konusu taşınmazın çatı katına açılan pencerenin taşınmazın davalı tarafından satın alınmasından önce yapıldığını, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda, mimari projelerde bulunmayan pencere imalatları için 3194 sayılı Kanun'un geçici 16 ncı maddesi uyarınca yapı kayıt belgesi alınarak yasal duruma getirildiğinin açıkça tespit edildiğini, bu nedenle taşınmazın çatı katına açılan pencere bakımından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda da değinildiği gibi sitedeki tüm kat maliklerinin, kendi bağımsız bölümlerinin ön kısmında kalan bölümleri bahçe duvarı ve bahçe giriş kapısı yapmak suretiyle kullandıklarını, yönetim planında ve vaziyet planında yer almamasına karşın tüm kat maliklerince de bu şekilde kullanıldığından fiili bir durum haline geldiğini, bu nedenle davalı tarafından teras kısmının ön bölümünde yapılan 2.50 metre genişliğindeki beton alanın ve bahçe duvarı-bahçe giriş kapısının kanuna aykırılığından söz edilemeyeceğini, kâl'ine karar verilen 2 adet ağacın bilirkişi raporu ekindeki fotoğrafta görüleceği üzere bahçe bitkisi olduğunu ağaç olmadığını, saksı içindeki bahçe bitkilerinin ortak alana müdahalesinin söz konusu olmadığını, her ne kadar yerel mahkeme kararında davacı vekilinin dava açıldıktan sonra yapıldığı iddia olunan cam balkon ile ilgili usulüne göre açılmış bir davası bulunmadığından bu talep hususunda karar verilmesine yer olmadığına yönelik hüküm kurulmuş ise de davacı tarafın 17.09.2018 tarihli dava dilekçesinde balkonun kapatılan bölümlerinin yıkılması talebinin bulunduğu, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu ile, onaylı mimari projede bağımsız bölüme ait olarak gösterilen ön cephe ve yan cephede yer alan teras bölümünde yapılan katlanır cam panel uygulamasının Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 59 uncu maddesine göre yapı ruhsatı gerektirmeyen yapılardan olduğu ve davalıya ait bağımsız bölüm içersinde yapıldığı tespit edildiğini, gerek Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 59 uncu maddesine göre yapı ruhsatı gerektirmeyen yapılardan olduğundan gerekse yan cephede ve ait bağımsız bölüm içerisinde yapıldığından kanuna aykırılık olmadığından davacı yanın dava ve talepleri arasında bulunan cam balkon ile ilgili talebi bakımından davanın reddine karar verilmesi gerekirken karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece vekâlet ücretinin, harçların ve yargılama giderlerinin hesaplamasında usul ve kanuna aykırı yapıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın tek parselden ibaret olduğu ve kat mülkiyeti kurulu olduğu, mahkemece onaylı mimari proje getirtilip mahallinde keşif yapılarak denetlemeye ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiği, istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'na (634 sayılı Kanun) tabi taşınmazın ortak yerlerine yapılan müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aleyhine temyiz olunan davacı yararına 03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 28.000,00 TL vekâlet ücretinin temyiz edenden alınmasına, Davalı ...'den peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/10023, K. 2025/9553, T. 24.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-10023-e-2025-9553-k-3b7dc24cf422