Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2023/9099 E. 2023/12263 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9099
- Karar No
- 2023/12263
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/59 Esas, 2022/229 Karar KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasındaki 4650 ... Kanun'la değişik 2942 ... Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 ... Kanun) 22 nci maddesine göre idarenin davacıya geri alım hakkını kullandırmaması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucu verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. Davalı Hazine vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, Manavgat ilçesi, ... köyü 141 parsel ... 19.040,00 m² miktarlı taşınmazın kadastro sırasında müvekkillerinin murisi ... adına tapuya kaydedildiğini, adı geçen taşınmazın tamamının davalı idare tarafından 1974 yılında Antik Side ... Köyü'nün nakledilmesi amacıyla kamulaştırıldığını, daha sonraki yıllarda taşınmazın bulunduğu ... köyünün, belde ve belediye olduğunu, bu kamulaştırılan taşınmazın 3194 ... İmar Kanun'un (3194 ... Kanun) 18 inci maddesi uygulaması ile bulunduğu parselden başka bir parsele, oradan da özel mülkiyette hisseli olarak gittiğini ve diğer maliklere davalı Hazine tarafından satıldığını belirterek, davalı idarenin müvekkillerine ait iken kamulaştırdığı ... 141 parsel ... taşınmazdaki hisselerinden, satış bedeline satış tarihinden itibaren dava tarihine kadar Tefe/Tüfe uygulanarak elde edilecek bedelden, idarece ödenen kamulaştırma bedeli ve faizi düşüldükten sonraki bedelin müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın 20 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava dilekçesinde 2942 ... Kanun'un 22 nci maddesi gereğince 3 aylık süre içinde geri alım hakkının kullandırılması yönünde idarece bildirimde bulunulmadığının iddia edildiğini, anılan maddenin hiçbir süreye tabi olmayan başına buyruk bir madde olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, nitekim söz konusu 3 aylık sürenin kamulaştırılan taşınmaza 5 yıl içinde hiçbir işlem yapılmaması halinde uygulama kabiliyeti kazandığını, dolayısıyla 22 nci maddenin 23 üncü maddeden bağımsız olarak değerlendirilemeyeceğini, davanın 5 yıldan sonraki 1 yıl içinde açılmadığının apaçık ortada olduğunu, bu hukuki prosedürü delmek amacıyla 22 nci maddenin hiçbir süreye bağlanmadan değerlendirilemeyeceğini, taşınmazın kamulaştırılması ile davacı tarafın mülkiyet hakkının sona erdiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 01.11.2018 tarihli ve 2017/355 Esas, 2018/265 Karar ... kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesinde; her ne kadar Mahkemece davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş ise de Anayasa Mahkemesinin 11.06.2015 tarihli ve Resmî Gazete'de yayımlanan 14.05.2015 tarihli ve 2014/177 Esas, 2015/49 Karar ... kararı ile 6552 ... Kanun'un 101 inci maddesi ile 2942 ... Kanun'a eklenen geçici 9 uncu maddesinde yer alan "22. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri ile" ifadesinin iptal edildiği, böylece 11.09.2014 tarihinden önce açılan ve halen kesinleşmeyen davada 2942 ... Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası ile getirilen 5 yıllık süre şartının uygulanma imkanı kalmadığı belirtilerek, davalı idarenin kamulaştırılan taşınmaz yönünden kamu yararı kararında belirtilen amacı gerçekleştirmediği gibi taşınmazı başka bir kamu yararı amacı doğrultusunda da kullanmayarak 2942 ... Kanun’un 22 nci maddesi uyarınca taşınmazın kamulaştırma amacına veya kamu yararına yönelik herhangi bir ihtiyaca tahsisi lüzumu kalmaması halinde keyfiyetin idarece mal sahibine veya mirasçılarına 7201 ... Tebligat Kanunu hükümlerine göre duyurulmasına ilişkin yükümlülüğü yerine getirmeden taşınmazı özel kişilere devrederek davacıların mülkiyet hakkına kamulaştırmanın dayandığı kamu yararı amacı bulunmadan müdahale edilerek Anayasa'nın 35 inci maddesindeki güvencelere aykırı olarak mülkiyet hakkını ihlal ettiği anlaşılmış olup dava konusu 141 parsel ... taşınmazın kamuya özgülenen bölümlerinin yüzölçümleri düşüldükten sonra geriye kalan ve Hazine tarafından üçüncü kişilere satılan yerlerin davacı tarafın taşınmazın üçüncü kişiye satışını öğrendiği tarih ile kamulaştırma nedeniyle davacılara ödenen bedelin ödeme günü ile ilgili taraflardan delilleri sorularak tespit edildikten sonra; dava konusu taşınmazın üçüncü kişiye satış tarihi ile dava tarihi arasında geçen zaman dikkate alındığında 6098 ... Türk Borçlar Kanunu'nun 52 nci maddesi uyarınca davacı zararın artmasına sebep olmuş ise bundan sorumlu tutulması gerektiği gözetilerek, kamulaştırma nedeniyle davacılara ödenen bedelin tespit edilecek ödeme gününden; taşınmazın üçüncü kişilere 30.05.2004 tarihinde devri sonucu alınan bedelin de bu tarihten itibaren başlamak üzere Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosu ile davacının üçüncü kişiye yapılan satışı öğrenme tarihi esas alınmak suretiyle güncellenmesi için uzman bilirkişi kurulundan denetime elverişli rapor alınarak bu iki bedel arasında davacı taraf aleyhine bir durum meydana gelmiş ise bu bedele hükmetmek, mal sahibi aleyhine bir fark oluşmadığı takdirde de davanın reddine karar vermek gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğundan bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Manavgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.06.2022 tarihli 2021/59 Esas, 2022/229 Karar ... kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Dairenin 09.05.2023 tarihli ve 2022/13282 Esas, 2023/4575 Karar ... ilamıyla Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. B. Karar Düzeltme Sebepleri Davalı Hazine vekili karar düzeltme dilekçesinde; karşılanmayan temyiz itirazlarını tekrar etmiş ayrıca bilirkişi raporundaki hesaplama yönteminin Yargıtay uygulamasına aykırı olduğunu ve bozma ilamı gereği eksiklikler giderilmeden karar verildiğini ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırılan dava konusu taşınmaza ilişkin olarak davacının geri alım hakkının kullandırılmaması nedeniyle uğranılan zararın tazminini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun ( 1086 ... Kanun) 440 ıncı maddesi. 2. 2942 ... Kanun'un "Vazgeçme, iade ve devir" kenar başlıklı 22 nci maddesi. 3. 2942 ... Kanun'un "Mal sahibinin geri alma ..." kenar başlıklı 23 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1. Yargıtay kararının düzeltilmesi 1086 ... Kanun'un 440 ıncı maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosya içindeki 05.03.2012 tarihli fen bilirkişi raporu ile bozma kararı sonrası alınan 29.11.2021 tarihli fen bilirkişi raporlarına göre; davalı Hazine tarafından 3. kişilere satılan taşınmazların yüzölçümünün 6553,88 metrekare olarak hesaplamaya esas alınması gerektiğinin belirtildiği yine dosya içeriğinde dava konusu taşınmazın imar uygulaması ile gittiği 688 ada 1,2 ile 689 ada 1 parsellere ilişkin satış işlemi bulunmadığı belirtildiği ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu kısımların 3. kişilere satışı yapılan taşınmaz yüzölçümüne dahil edilerek 10.674,21 metrekarelik kısım üzerinden hesaplama yapıldığı bu kez yapılan inceleme de anlaşılmıştır. 3. Bu durumda; yukarıda belirtilen hususlarda çelişki giderilmek suretiyle ve denetime imkan sağlayacak şekilde bozma ilamında belitildiği gibi dava konusu taşınmazın kamuya özgüllenen bölümlerinin yüzölçümü düşülerek geriye kalan ve Hazine tarafından 3. kişilere satılan yerlerin yüzölçümünün kesin olarak tespit edilmesi yönünden fen bilirkişinden rapor alındıktan sonra hesaplama yapılması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; 1.Davalı Hazine vekilinin karar düzeltme talebinin KABULÜNE, 2. Dairemizin 09.05.2023 tarihli ve 2022/13282 Esas, 2023/4575 Karar ... ilamının kaldırılmasına, Mahkeme kararının değerlendirme kısmının (3) numaralı bendinde açıklanan sebeple BOZULMASINA, 12.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.