Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2011/3927 E. 2011/7656 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/3927
- Karar No
- 2011/7656
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi İHBAR OLUNAN:Kadastro Müdürlüğü FERİ MÜDAHİL : Tapu Sicil Müdürlüğü Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılarak üzerine pilon dikilip enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın pilon yeri bedeli ile irtifak hakkı karşılığının tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, kamulaştırmasız el atılarak üzerine pilon dikilip enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın pilon yeri bedeli ile irtifak hakkı karşılığının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın yirmi yıllık hak düşürücü sürenin dolduğundan bahisle reddine dair verilen karar, 30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5999 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen geçici 6. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere Dairemizce bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulmuş ise de; bu kez idarece Kamulaştırma Kanununun 17. maddesine dayanılarak açılan tescil davası sonucunda kamulaştırma işlemlerinin kesinleştiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Yapılan incelemede, dava konusu taşınmaz üzerinden geçirilen enerji nakil hattına ilişkin irtifak hakkının ve pilon yeri mülkiyetinin Kamulaştırma Kanununun 17. maddesine dayanılarak tescil istemli açılan dava sonucunda, Pınarhisar Asliye Hukuk Mahkemesinin 1977/279-240 sayılı kararı ile tescil kararı verildiği anlaşılmıştır. Ancak; kamulaştırma işlemleri tebligat ile başlar. Kamulaştırma işlemi tapu malikine usulüne uygun tebliğ edilmediği gibi bedelin ödendiğine dair bir belge de olmadığına göre, kamulaştırma işleminin kesinleştiğinden bahsedilemez ve irtifak hakkının cebri tescil yoluyla idare adına tescil edilmesi el atma bedeli davasının açılmasına engel teşkil etmez. Bu nedenle, davacı vekilinin idare ile uzlaşmak istemediklerine dair beyanı da dikkate alınarak işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi, Doğru görülmemiştir. Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 02.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.