Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2010/9416 E. 2010/18109 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/9416
- Karar No
- 2010/18109
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırma nedeniyle sebebsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, kamulaştırma nedeniyle sebebsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir. Yapılan incelemede; davaya konu alacağa esas teşkil eden, davacıların da paydaş olduğu taşınmazın tamamı davalı idarece kamulaştırıldığı, bir kısım tapu malikleri ile Kamulaştırma Kanununun 8. maddesi uyarınca uzlaşma yoluyla bedelde anlaştıkları ve tapuda ferağ verilmesi suretiyle davalı idarenin taşınmazda pay sahibi olduğu, diğer tapu malikleri aleyhine ise 2942 sayılı Yasanın 10. maddesi uyarınca bedel tesbit ve tescil davası açıldığı, yargılama sonunda taşınmazın tamamı ile üzerinde bulunan üç katlı binaya toplam 1.083.056,67-TL değer tesbit edildiği, davalı TOKİ hissesine isabet eden bedel düşüldükten sonra, kalan 241.848,03-TL'ye hükmedildiği ve bu kararın onanarak kesinleştiği; Bedel tesbit ve tescil davası açılırken idarece davacılar adına düzenlenmiş kıymet takdir raporuna göre arsa bedeli ile birlikte 3 katlı bina bedelinin de tesbit edildiği ve bedelde uzlaşma sağlanamadığı, oysa tapu maliki Hasan Birinci mirasçıları ile imzalanan uzlaşma tutanaklarında bina bedeli olmaksızın arsa bedeli üzerinden anlaşma sağlandığı ve bu paydaşlara bina bedeli ödenmeksizin idarenin tapuda malik olduğu ve kesinleşen bedel tesbit davasında bu tapu maliki hissesine düşen bina bedelenin de satın alma sonucu hissedar olan davalı idarenin payı içinde kaldığı anlaşılmıştır. Bu nedenle; diğer tapu malikleriyle davalı TOKİ arasında imzalanan tüm anlaşma tutanakları idareden getirtilip, arsa bedeline, binaya takdir edilen miktarın ilave edilip edilmediği tesbit edilip, taraflara bu konudaki delillerini ve anlaşma yoluyla pay devri yapan tapu maliklerini tanık olarak dinletmek üzere süre verilerek, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile davanın husumetten reddine karar verilmesi, Doğru görülmemiştir. Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 25.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.