Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2010/915 E. 2010/13038 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/915
Karar No
2010/13038
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılarak üzerine pilon dikilip enerji nakil hattı geçirilen taşınmazların, pilon yeri bedeli ile irtifak hakkı karşılığının tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, kamulaştırmasız el atılarak üzerine pilon dikilip enerji nakil hattı geçirilen taşınmazların, pilon yeri bedeli ile irtifak hakkı karşılığının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, dava konusu taşınmazlara 1979 yılında el atıldığı anlaşılmaktadır. Dava konusu taşınmazlardan 70, 71, 130 nolu parsellerin Besni Tapulama Mahkemesinin 1975/23 esas 1984/40 kararı ile 24.12.1984 tarihinde, 64 nolu parselin Besni Kadastro Mahkemesinin 1980/94 esas, 1991/94 sayılı kararı ile 02.01.1993 tarihinde tescil edildiği anlaşılmış olup, arazi niteliğindeki 70, 71, 130 ve 64 parsel sayılı taşınmazlara gelir metoduna göre değer biçilmesinde ve pilon yeri bedeli ile irtifak hakkı karşılığının tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; Dava konusu taşınmazlardan 57, 100, 223 ve 224 nolu parsellerin kadastro çalışmaları sonucu 1971 yılında tescil edildikleri, bu itibarla söz konusu taşınmazlar yönünden 20 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği belirlenmiştir. 30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5999 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen Geçici 6. madde ile; “Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 09.10.1956 tarihi ile 04.11.1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle, bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce tazmin talebiyle dava açmış olanlar; bu madde hükümlerine göre uzlaşma yoluna gitmeyi isteyip istemediklerini bu maddenin yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içinde idareye ve mahkemeye verecekleri dilekçeler ile bildirebilirler. Uzlaşma talebi üzerine, uzlaşma görüşmelerinin neticesine kadar dava bekletilir; uzlaşılamaması halinde, uzlaşmazlık tutanağının mahkemeye sunulmasından sonra davaya devam edilir.” hükmü getirilmiş olduğundan, dava konusu 57, 100, 223 ve 224 parsel sayılı taşınmazlar yönünden bu düzenleme doğrultusunda işlem yapılarak sonucuna göre; Karar verilmek üzere hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve peşin alınan temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 05.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2010/915, K. 2010/13038, T. 05.07.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2010-915-e-2010-13038-k-25d99b32bf44