Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2010/7140 E. 2010/14315 K. – Kamulaştırmasız

Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/7140
Karar No
2010/14315
Karar Tarihi
Konu
Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Yapılan inceleme ve alınan rapor hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; 1- Davalı ... Müdürlüğünün 24 özel parsel numarası ile 1974 yılında kamulaştırdığı 437m2 lik yer ile, dava konusu 952 parselin aynı yer olup, olmadığı dosya içerisindeki fen bilirkişisi raporlarından anlaşılamadığından, bu hususta fen bilirkişisinden ek rapor alınarak, Kamulaştırılan bölüm ile dava konusu edilen kısım aynı ise bu yere ilişkin kamulaştırma işlemi davacının eşine 17.12.1974 tarihinde noter vasıtası ile tebliğ edildiğinden 30 günlük hak düşürücü süre içerisinde bedel arttırım davası açılmayıp, kamulaştırma işlemi kesinleştiğinden, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, 2-Kamulaştırılan bölümle dava konusu edilen kısım, tamamen veya kısmen farklı yerler ise,kamulaştırma dışında kalan bölüm ile ilgili olarak; Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, dava konusu bu bölüme 1974 yılında el atıldığı anlaşılmaktadır. 30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5999 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kanuna eklenen Geçici 6. madde ile; “Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 09.10.1956 tarihi ile 04.11.1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle, bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce tazmin talebiyle dava açmış olanlar; bu madde hükümlerine göre uzlaşma yoluna gitmeyi isteyip istemediklerini bu maddenin yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içinde idareye ve mahkemeye verecekleri dilekçeler ile bildirebilirler. Uzlaşma talebi üzerine, uzlaşma görüşmelerinin neticesine kadar dava bekletilir; uzlaşılamaması halinde, uzlaşmazlık tutanağının mahkemeye sunulmasından sonra davaya devam edilir.” hükmü getirilmiş olduğundan, bu düzenleme doğrultusunda işlem yapılarak sonucuna göre; Karar verilmek üzere hükmün H.U.M.K.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 12.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2010/7140, K. 2010/14315, T. 12.07.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2010-7140-e-2010-14315-k-a0b706cf4d7e