Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2008/4329 E. 2010/19916 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2008/4329
- Karar No
- 2010/19916
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaza yönelik el atmanın önlenmesi ve ecrimisil, birleştirilen tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaza yönelik el atmanın önlenmesi ve ecrimisil, birleştirilen dava ise tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece, 20 yıllık hak düşürücü süre nedeniyle davaların reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, dava konusu taşınmaza 1945 yılında el atıldığı, ancak taşınmazın kadastro çalışmaları sonucu 13.04.1959 tarihli tapu kaydına dayanarak 21.11.1985 tarihinde tescil edildiği anlaşılmış olup, 221 sayılı Yasanın uygulanma olanağı bulunmamaktadır. İdarelerin tapu iptal ve tescil davalarına dayanak yaptığı; Kamulaştırma Kanununun 38. maddesi Anayasa Mahkemesinin 04.11.2003 Resmi Gazetede yayınlanan kararı ile iptal olmuştur. 30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5999 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kanuna eklenen Geçici 6. madde ile; Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 09.10.1956 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması hallerinde, hak sahiplerine idare ile uzlaşma ve uzlaşılmaması halinde dava açma hakkı tanınmış olup, idarenin Kamulaştırma Kanununun 38. maddesine dayalı olarak tapu iptali ve tescil davası açma imkanı kalmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenle birleştirilen tapu iptal ve tescil davasının reddine karar verilmesi sonucu itibariyle doğrudur. Ancak; Kamulaştırmasız el atılan taşınmaza yönelik el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkin asıl dava yönünden ise; 16.05.1956 gün ve 1956/1-6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, taşınmazına el konulan kişi, el atmanın önlenmesi davası açabileceği gibi, dilerse kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davası da açabilir ise de; 30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5999 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen Geçici 6. madde uyarınca “09.10.1956 tarihi ile 04.11.1983 tarihi arasında malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebi ile tazmin talebiyle açılan davalarda uzlaşmazlık tutanağının tanzim edildiği veya 2. fıkradaki sürenin uzlaşmaya davet olmaksızın sona erdiği tarihten itibaren üç ay içerisinde malik tarafından sadece tazminat davası açılabilir” hükmü karşısında, davacıya talebi açıklattırılmak suretiyle yeni düzenleme doğrultusunda işlem yapılarak sonucuna göre; Karar verilmek üzere hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, davacılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 29.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.