Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2007/10964 E. 2010/13952 K. – Kamulaştırması
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2007/10964
- Karar No
- 2010/13952
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: -K A R A R- Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; 1881 m² yüzölçümlü dava konusu taşınmazın 1817 ada 46 parsel sayılı taşınmazdan ifrazen 1962 yılında tapuya tescilinin sağlandığı ve geldisi olan 46 parselin 27.09.1957 tarih ve 34980 nolu planla düzenlemeye alınarak 1881 m²'lik kısmın istimlak edilecek alan olarak ayrıldığı, 25.05.1959 tarih ve 37750 nolu planla 1881 m²'nin yola giden olarak ayrıldığı, 1968 tarih ve 60750 nolu planda ise 1881 m2'lik bölümün devlet yoluna giden alan olarak gösterildiği ve dava konusu edilen 1817 ada 46/1 numaralı parselin tapu kaydının beyanlar hanesinde 1968 tarih ve 60750 numaralı parselasyon planına göre yola gideceğine ilişkin şerhin mevcut olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan keşif sonrası alınan 17.01.2005 tarihli rapor ekindeki krokide dava konusu taşınmazın 1990 yılında açılan ...-... Caddesinde kaldığı, 14.03.2006 tarihli ek raporda ise 1957 yılında açılan Eskişehir-Konya yolu kavşağında bulunduğu belirtilmiştir. Dosya içerisinde yer alan 23.12.2002 tarih ve Kadastro Müdürü ... imzalı yazıda, dava konusu taşınmazın 34980 nolu plan kapsamında oluşan ...-... caddesinde değil, Ankara-Eskişehir devlet yolu kavşak alanında kaldığı, ancak söz konusu dönemde hazırlanan planlarda ayırma çapı düzenlenmemesi nedeniyle kesin bir tespit yapılmadığı bildirilmesine rağmen, Çankaya Kadastro Müdürlüğünün 26.06.2003 tarihli yazısında 1817 ada 46/1 parsele ait herhangi bir ayırma çapı bulunmadığından, söz konusu 1959 tarih ve 37750 nolu plana göre oluşan alanda olabileceği ancak; 37750 nlu plandan önce 34950 nolu planla ve daha sonra 60750 nolu planla 1881m²'lik kısmın devlet yolu kapsamında kaldığı ve 60750 nolu plan cetvelinde bu kısmın 34950 nolu planla ilişkilendirildiği bildirilmiştir. Bu durumda; mahkemece, dava konusu edilen 1817 ada 46/1 parsel sayılı taşınmaz ile bu taşınmazın geldisi olan 1817 ada 46 parsel sayılı taşınmaza ilişkin 34980, 37750, 60750, 63060 ve 73200 numaralı parselasyon planları, dağıtım cetvelleri ve ayırma çapları ile imar krokileri, çap kaydı ve 1817 ada 46 parselin ifrazından oluşan taşınmazlara ait çaplar getirtilip refakate resen alınacak fen bilirkişi kurulu eşliğinde mahallinde yeniden keşif yapılıp, getirtilen kayıtlar zemine uygulanarak dava konusu taşınmazın 1957 yılında açılan Ankara-Konya yolu kavşak alanında mı, yoksa 1990 yılında açılan ...-... caddesinde mi kaldığının kesin olarak tespit edilmesinden sonra; 1-Dava konusu taşınmazın 1990 yılında açılan ...-... caddesinde kaldığının tesbiti halinde davanın kabulüne karar verilmesi, 2-1957 yılında açılan Eskişehir-Konya yolu kavşak alanında kaldığının tesbiti halinde ise; 30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5999 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen Geçici 6. madde ile; “Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 09.10.1956 tarihi ile 04.11.1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle, bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce tazmin talebiyle dava açmış olanlar; bu madde hükümlerine göre uzlaşma yoluna gitmeyi isteyip istemediklerini bu maddenin yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içinde idareye ve mahkemeye verecekleri dilekçeler ile bildirebilirler. Uzlaşma talebi üzerine, uzlaşma görüşmelerinin neticesine kadar dava bekletilir; uzlaşılamaması halinde, uzlaşmazlık tutanağının mahkemeye sunulmasından sonra davaya devam edilir.” hükmü getirilmiş olduğundan, bu düzenleme doğrultusunda işlem yapılarak sonucuna göre; Karar verilmek üzere hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 09.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.