Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2006/8933 E. 2010/13978 K. – Kamulaştırmasız

Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2006/8933
Karar No
2010/13978
Karar Tarihi
Konu
Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir. Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden dava konusu edilen 1817 ada 46/1 parsel sayılı taşınmazın, 1817 ada 46 parsel sayılı taşınmazdan ifraz olunarak 1962 yılında tapuya tescilinin sağlandığı ve geldisi olan 46 parselin 27.09.1957 tarih ve 34980 nolu planla düzenlemeye alınarak 1881 m2'lik kısmın istimlak edilecek alan olarak ayrıldığı, 25.05.1959 tarih ve 37750 nolu planla 1881 m2'nin yola giden olarak ayrıldığı, 1968 tarih ve 60750 nolu planda ise 1881 m2'lik bölümün devlet yoluna giden alan olarak gösterildiği ve dava konusu edilen 1817 ada 46/1 numaralı parselin tapu kaydının beyanlar hanesinde 1968 tarih ve 60750 numaralı parselasyon planına göre yola gideceğine ilişkin şerhin mevcut olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan keşif sonrası alınan fen bilirkişi raporunun eki olan krokide dava konusu taşınmaz 1957 yılında açılan Ankara-Konya devlet yolu kavşak alanı içerisinde gösterilmiştir. Dava konusu taşınmazın başka bir paydaşı tarafından Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesine açılıp 2003/418 Esas sayılı dosyada mevcut fen bilirkişi raporunda taşınmazın önce 1990 yılında açılan ...-... caddesinde, ek raporda ise 1957 yılında açılan Ankara-Konya devlet yolu kavşak alanı içersinde gösterildiği gibi, anılan dosya içersinde yer alan 23.12.2002 tarih ve Kadastro Müdürü ... imzalı yazıda, dava konusu taşınmazın 34980 nolu plan kapsamında oluşan ...-... caddesinde değil, Ankara-Eskişehir devlet yolu kavşak alanında kaldığı, ancak söz konusu dönemde hazırlanan planlarda ayırma çapı düzenlenmemesi nedeniyle kesin bir tespit yapılmadığı bildirilmesine rağmen, Çankaya Kadastro Müdürlüğünün 26.06.2003 tarihli yazısında 1817 ada 46/1 parsele ait herhangi bir ayırma çapı bulunmadığından, söz konusu 1959 tarih ve 37750 nolu plana göre oluşan alanda olabileceği ancak; 37750 nolu plandan önce 34950 nolu planla ve daha sonra 60750 nolu planla 1881 m2'lik kısmın devlet yolu kapsamında kaldığı ve 60750 nolu plan cetvelinde bu kısmın 34950 nolu planla ilişkilendirildiği bildirilmiştir. Bu durumda; mahkemece; dava konusu edilen 1817 ada 46/1 parsel sayılı taşınmaz ile bu taşınmazın geldisi olan 1817 ada 46 parsele ilişkin 34980, 37750, 60750, 63060 ve 73200 numaralı parselasyon planları, dağıtım cetvelleri, çap kayıtları,ayırma çapları, imar krokileri ve 1817 ada 46 parselin ifrazından oluşan taşınmazlara ait çaplar getirtilip, refakate resen alınacak fen bilirkişi kurulu eşliğinde keşif yapılıp, getirtilen kayıtlar zemine uygulanarak, dava konusu taşınmazın 1957 yılında açılan Ankara-Konya devlet yolu kavşak alanın da mı, yoksa, 1990 yılında açılan ...-... caddesinde mi, kaldığının kesin olarak tespit edilmesinden sonra; 1957 yılında açılan Eskişehir-Konya devlet yolu kavşak alanında yer aldığının tesbiti halinde ise; 30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5999 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen Geçici 6. madde ile; “Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 09.10.1956 tarihi ile 04.11.1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle, bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce tazmin talebiyle dava açmış olanlar; bu madde hükümlerine göre uzlaşma yoluna gitmeyi isteyip istemediklerini bu maddenin yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içinde idareye ve mahkemeye verecekleri dilekçeler ile bildirebilirler. Uzlaşma talebi üzerine, uzlaşma görüşmelerinin neticesine kadar dava bekletilir; uzlaşılamaması halinde, uzlaşmazlık tutanağının mahkemeye sunulmasından sonra davaya devam edilir.” hükmü getirilmiş olduğundan, bu düzenleme doğrultusunda işlem yapılarak sonucuna göre; Karar verilmek üzere hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 09.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2006/8933, K. 2010/13978, T. 09.07.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2006-8933-e-2010-13978-k-8a9fa2e1e6ba