Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2024/5282 E. 2026/6784 K. – Zimmet
Konu: Zimmet
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/5282
- Karar No
- 2026/6784
- Karar Tarihi
- Konu
- Zimmet
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/181 Esas, 2024/181 Karar SUÇ : Zimmet HÜKÜM : Eylemlerin sübutu halinde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı kabulüyle sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/9. maddesinde 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 253/6. maddesine paralel bir şekilde; "derhal beraat kararı verilebilecek hallerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemeyeceği" hüküm altına alınmış olup, anılan maddenin gerekçesinde de "fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen hallerde derhal beraat kararı verilebileceği"nin belirtilmesine, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.06.2016 tarihli ve 126–207 sayılı Kararı başta olmak üzere yerleşmiş uygulamasında; "Zamanaşımının gerçekleşmesi durumunda derhal beraat kararı verilmesini gerektiren haller hariç öncelikle beraat değil, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi aksi halde yani derhal beraat kararı verilmesini gerektiren hallerde ise zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmemesi gerektiği" görüşünün benimsenmesine, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.12.2012 tarihli ve 864-1861; 26.06.2012 tarihli ve 978-2 50... .01.2007 tarihli ve 254-5 sayılı Kararları başta olmak ve Özel Dairelerce de benimsenmiş olan birçok kararında da açıkça vurgulandığı gibi yargılama yapılmasına engel olup, davayı düşüren hallerden biri olan dava zamanaşımının yargılama sırasında gerçekleşmesi durumunda, yerel mahkeme ya da Yargıtay tarafından re'sen zamanaşımı kuralı uygulanarak kamu davasının düşmesine karar verilmesinin zorunlu olmasına göre eylemin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen bir hal başka bir deyişle derhal beraat kararı verilmesini gerektiren bir durum bulunmadığından zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle mahkemece re'sen ve diğer iddialardan önce davanın düşmesine karar verilmesi zorunluluğuna riayet edilerek, İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine ilişkin kararlara karşı sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin temyizinde hukuki yarar bulunmadığından temyiz istemlerinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, incelemenin katılan kooperatif vekilinin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü : Dairemizin 27.12.2023 tarihli 2023/4937 Esas, 2023/12654 sayılı bozma ilamı ile; "... sanıkların 2008 yılında yapılan satıştan elde edilen geliri kooperatif hesaplarına işlemeksizin 20 06... yıllarında tahakkuk eden elektrik faturasını ödediklerine ilişkin savunmaları, elde edilen geliri kooperatif hesaplarına kaydetmeme şeklindeki eylemlerinin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturup oluşturmayacağı ile sanıklardan ...'ın ne şekilde suça iştirak ettiği hususları karar yerinde tartışılmadan eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile basit zimmet suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi, ..." gerekçesiyle mahkumiyet hükümlerinin bozulmasına karar verilmesi sonrasında duruşma açılarak tarafların bozma ilamına karşı diyeceklerinin sorulması ile bozma ilamına direnilmesi yahut uyulmasına dair karar verilip gerekleri tam olarak yerine getirilerek buna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken tensiben kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi, Kanuna aykırı, katılan kooperatif vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.