Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2022/3227 E. 2023/12060 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2022/3227
Karar No
2023/12060
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi HÜKÜMLER : 1) Gaziosmanpaşa 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2018 tarihli ve 2017/484 Esas, 2018/1085 sayılı Kararı ile; zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyet, 2) İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 12.04.2019 tarihli ve 2019/154 Esas, 2019/996 sayılı Kararı ile; İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün kaldırılarak sanığın tefecilik suçundan beraatine karar verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi. TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.06.2014 tarihli ve 2012/25213 Soruşturma, 2014/7308 Esas, 2014/2178 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında tefecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması ve hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2.Gaziosmanpaşa 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.11.2018 tarihli ve 2017/484 Esas, 2018/1085 sayılı Kararı ile sanığın zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyetine hükmedilmiştir. 3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 12.04.2019 tarihli ve 2019/154 Esas, 2019/996 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendine göre sanığın beraatine karar verilmek suretiyle aynı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekili, sanık hakkında verilen beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, üzerine atılı suçu işlediği sabit olduğu düşünülen sanık hakkında verilen beraat kararının bozulması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın, dosya kapsamında bahsi geçen iki adet daireyi diğer sanıkların alacaklarına karşılık devraldığı, bu şekilde tefecilik faaliyetine katıldığının tüm dosya kapsamıyla sabit olduğu kabul edilerek zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Tefecilik suçunun; kazanç elde etmek amacı ile başkasına para verilmesi ile tamamlandığı, suça iştirakin ancak suçun tamamlanması aşamasına kadar mümkün olduğu, sanıklardan ...'in aşamalardaki değişmeyen savunması ve toplanan deliller karşısında bu sanığın diğer iki sanık ile suçu birlikte işleyen durumunda olmadığı, faiz karşılığı para vermediği ve diğer sanıkların katılanlara faizle borç para verme eylemlerinden yani suçun tamamlanmasından sonraki bir tarihte ödenmeyen alacağın tahsili aşamasında gayrimenkulü tapuda devir aldığı, bundan başka bir eyleminin bulunmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesince sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararına ilişkin olarak hükmün 1 no.lu fıkrasının ilk satırındaki "..." ibaresinin ve yargılama giderleri ile ilgili fıkranın hükümden çıkarılarak ilgili fıkradan sonra gelmek üzere sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine ibaresi eklenmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Tebliğnamedeki, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmadan yapılan yargılama neticesinde yazılı şekilde karar verilemeyeceği gerekçesiyle kararın bozulması talebini içeren görüşe iştirak edilmemiştir. İlk derece mahkemesince sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmadan dosyadaki mevcut delillere göre yapılan değerlendirme sonucunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin ulaştığı sonucun isabetli bulunmadığı ve sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararına ilişkin hüküm fıkrası kısmının hükümden tamamen çıkarılarak yerine sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmesi gerektiğine dair ibare eklenmek suretiyle sanık müdafiinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmış ise de; Hükmün düzeltilmesi sonrasında ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının gerekçesinin ve hüküm fıkrasının birlikte bir bütün halinde sanığın cezalandırılmasına ilişkin ibareler içermesi ve kendi arasında çelişki oluşturması nedenleriyle kararın 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca bir bütün halinde kaldırılarak oluşa ve kabule uygun şekilde yeni bir hüküm kurulması sonrasında anılan karara yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yalnızca ilk derece mahkemesinin hüküm fıkrası kısmının hükümden çıkartılıp sanığın beraatine dair ibarelerin hüküm fıkrasına eklenmesi fakat sanığın mahkûmiyetine dair anlatımı içeren gerekçenin karardan çıkartılmaması suretiyle infazda tereddüde yol açacak ve gerekçeyle hüküm arasında açık çelişkiye neden olacak şekilde karar verilmesi, Hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık hakkında tefecilik suçundan verilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 12.04.2019 tarihli ve 2019/154 Esas, 2019/996 sayılı Kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar nazara alındığında, sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye sonucu itibarıyla uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, bozma kararının içeriği de gözetilerek 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2022/3227, K. 2023/12060, T. 11.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2022-3227-e-2023-12060-k-cadae11a1dec