Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2021/6611 E. 2025/5508 K. – İcrai Davranışla
Konu: İcrai Davranışla Görevi Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/6611
- Karar No
- 2025/5508
- Karar Tarihi
- Konu
- İcrai Davranışla Görevi Kötüye Kullanma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/622 Esas, 2015/659 Karar SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Sanık ... müdafiinin, 16.11.2015 tarihinde yüzüne karşı usulüne uygun olarak tefhim edilen hükmü 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310. maddesinde belirlenen bir haftalık yasal süre geçtikten sonra 07.12.2015 tarihli dilekçeyle temyiz ettiği anlaşıldığından, temyiz isteminin aynı Kanun'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin diğer sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanık ...'un hükümden sonra 06.05.2022 tarihinde öldüğü Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından keza diğer sanıkların üzerlerine atılı icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1. madde ve fıkrasında öngörülen cezasının üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirlenen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, 01.07.2011 olan suç tarihi ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği tespit edildiğinden, hükümlerin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1, 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkındaki kamu davalarının ölüm ve zamanaşımı nedenleriyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.