Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2012/9276 E. 2013/371 K. – Zimmet
Konu: Zimmet
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/9276
- Karar No
- 2013/371
- Karar Tarihi
- Konu
- Zimmet
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet HÜKÜM : Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12/02/2008 günlü 2007/9-230 Esas ve 2008/23 sayılı Kararı uyarınca tayin olunan ceza miktarı nazara alınarak sanık ... müdafiin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanununun 118. maddesinde "Bu Kanunla, 22 Kasım 1972 tarihli ve 1630 sayılı Dernekler Kanununa yapılan atıflar hakkında, söz konusu Kanunda yer alan ve bu Kanun hükümlerine aykırı bulunmayan ceza müeyyideleri, siyasi partiler ve sorumluları hakkında da uygulanır.” şeklinde düzenleme bulunması, 23/11/2004 tarih ve 25649 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 04/11/2004 tarih ve 5253 sayılı Kanunun 34. maddesine göre 1630 sayılı Dernekler Kanununa yapılan atıfların 5253 sayılı Kanuna veya 5253 sayılı Kanunun aynı konuları düzenleyen maddelerine yapılmış sayılması, 5253 sayılı Dernekler Kanununun 32/f maddesinde de “Her ne suretle olursa olsun kendisine tevdi olunan derneğe ait para veya para hükmündeki evrak, senet veya sair malları kendisinin veya başkasının menfaatine olarak sarf veya istihlâk veya rehneden veya satan, gizleyen, imha, inkâr, tahrif veya tağyir eden yönetim kurulu başkanı ve üyeleri veya denetçiler ile derneğin diğer personeli Türk Ceza Kanununun güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin hükümlerine göre cezalandırılır. Ayrıca, mahkeme yargılama sırasında sanıkların, organlardaki görevlerinden geçici olarak uzaklaştırılmasına da karar verebilir.” hükmünün bulunmasına göre siyasi parti il başkanı olan sanığın eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi, Kabule göre de; 5237 sayılı TCK'nın 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğunun 53/1-a maddesi ile sınırlı olarak uygulanması gerektiği gözetilmeden anılan maddedeki tüm hak ve yetkileri kapsayacak şekilde yasaklanmasına karar verilmesi, TCK'nın 53/1-c maddesinde düzenlenen hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu dışındaki kişiler hakkında da hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiği gözetilmeden sadece kendi altsoyu hakkında şartla tahliye tarihine kadar uygulanmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.