Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2012/3890 E. 2013/1884 K. – Zimmet
Konu: Zimmet
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/3890
- Karar No
- 2013/1884
- Karar Tarihi
- Konu
- Zimmet
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet HÜKÜM : Teselsülen nitelikli zimmetten mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Bilirkişi raporunda terditli olarak belirtilen suç tarihi ve zimmet miktarından hangilerinin hükme esas alındığının karar yerinde gerekçeleriyle birlikte gösterilmemesi, Oluş, dosya kapsamı ve mevcut delillere göre sanığın gerçekleştirdiği zimmet ve miktarının sahte olarak düzenlediği makbuz suretleri ile üyelerden almış olduğu gerçek miktarı kaydettiği aidat kartekslerinin karşılaştırılması sonucu daire içi incelemeyle anlaşılmasına nazaran 765 sayılı TCK'ya göre basit zimmet niteliğinde olduğu, ancak 5237 sayılı Yasanın 247/2. maddesinde nitelikli zimmet suçu tanımlarken hileli faaliyetlerle eylemin gerçekleştirilmesinin unsur olarak gösterilmesi sebebiyle sanığın topladığı aidat için üyelere gerçek miktarı yazdığı makbuzun ilk nüshasını vererek, makbuzun diğer suretlerine düşük meblağ yazmak suretiyle aradaki farkı mal edinmesinde zimmeti gizlemeye yönelik hileli işlemleri bulunduğu ve eyleminin 5237 sayılı Yasaya göre nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu, bu itibarla TCK'nın 247/2. maddesi ile uygulama yapılması gerektiği, keza sanığın lehine olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK'nın 212. maddesindeki "sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur" şeklindeki düzenleme uyarınca sanığın sahte makbuz düzenlemesi eylemlerinde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının da karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurularak, bunların sonucuna göre lehe yasanın belirlenmesi yerine her iki yasaya göre eylemin nitelikli kabulüyle yazılı şekilde hüküm tesisi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 14/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar yerildi.