Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2012/2881 E. 2013/1189 K. – Rüşvet Vermeye
Konu: Rüşvet Vermeye Teşebbüs
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/2881
- Karar No
- 2013/1189
- Karar Tarihi
- Konu
- Rüşvet Vermeye Teşebbüs
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Rüşvet vermeye teşebbüs HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanıkların yakalanmalarını temin bakımından silsileye uygun ve kurgulu biçimde son olarak yönlendirildikleri 3. Hudut Jandarma Tabur Komutanlığına giderek İran ülkesinden kaçak mazot getireceklerini buna göz yumulması karşılığında karakollara da mazot verileceğini söyledikleri, Tabur Komutanının teklifi kabul etmemesi üzerine bu defa haftada 1 milyar TL para vermeyi vaadettikleri, Komutanın da bunu kabul etmiş göründüğü, sonrasında görüşme esnasında sanıkların kendi aralarında topladıkları toplam 300 TL'yi Tabur Komutanının masasına bıraktıkları ve yakalandıkları olayda: Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04/05/1987 gün ve 600/245 sayılı Kararında vurgulandığı gibi rüşvet suçunun konusu, işin yapılması veya yapılmaması olduğundan, şarta bağlı rüşvet sözleşmesinin yapılamayacağı, zira şart gerçekleşmediğinde rüşvet sözleşmesinin gereğinin yerine getirilmeyeceği, başka bir anlatımla anlaşma konusunun ortadan kalkacağı, somut olayda sanıkların kaçak mazot getirdiğine veya getireceğine dair delil elde edilemediğinin anlaşılması karşısında; şarta bağlı olan teklifin rüşvet suçuna vücut vermeyeceği, bu nedenle de, sübutu kabul edilen eylemin kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunu oluşturacağı, bu suçun ise Kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, suçun işlendiği 08/09/2001 tarihi ile karar tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 14/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.