Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2012/2740 E. 2013/1097 K. – Rüşvet Vermek

Konu: Rüşvet Vermek

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2012/2740
Karar No
2013/1097
Karar Tarihi
Konu
Rüşvet Vermek

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Rüşvet vermek HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Dairemizce de benimsenen Yargıtay CGK'nın 18/09/2012 gün ve 2012/420 Esas, 2012/1771 sayılı Kararı da nazara alınarak 6352 sayılı Yasanın geçici 2. maddesinin sadece karşılıksız yararlanma suçlarını kapsadığı anlaşılmakla, anılan Kanunun rüşvet suçu yönünden getirdiği düzenlemeler de gözetilerek yapılan incelemede; Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 765 sayılı TCK'nın nitelikli rüşvet verme suçunu düzenleyen 213/1. maddesi hükmüne göre; rüşvet vaat veya teklif edilmesiyle suçun tamamlandığı, neticesi harekete bitişik suç olduğundan teşebbüse elverişli bulunmadığı, önerinin memur tarafından kabul edilmemesinin suçun oluşumuna engel teşkil etmediği; buna karşılık 5237 sayılı Yasanın 252/1. maddesi rüşvet teklif veya vaat etmeyi suç olmaktan çıkarmamakla birlikte rüşvet konusunda anlaşmaya varmayı veya vermeyi suçun tamamlanması için gerekli saydığından, önceki yasadan farklı olarak bu suça teşebbüsün olanaklı hale getirildiği, somut olayda sanığın yapılması gereken işlemin yapılmamasını temin maksadıyla para teklif etmesi üzerine teklifin kabul edilmeyerek tutanak tutulduğu anlaşıldığından, eylemin 5237 sayılı Kanuna göre rüşvet vermeye teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetilip 5252 sayılı Yasanın 9/3 ve CMK'nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hükümden sonra 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK'nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, bu maddenin 6. fıkrasına 25/07/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle ve adli sicil kaydındaki hükmün silinme şartları da nazara alınarak mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2012/2740, K. 2013/1097, T. 12.02.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2012-2740-e-2013-1097-k-ab4fe77194d7